(4721 S. K. m. 109)
Dava : Dava dilekçesinde vakıf senedinde yapılmak istenilen değişikliğin tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 101. maddesi hükmüne göre vakıf, gerçek ve tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluğu olup, A ve E Vakfı'nın amacı, senedin 4. maddesinde "güzel sanatlar eğitimi ile güzel sanatlar alanındaki araştırma ve geliştirme hizmetlerine katkıda bulunarak ülkenin ve ulusun kalkınmasına yardımcı olmaktır" şeklinde belirlenmiş, bununla bağlantılı olarak da 22. maddede "mütevelli kurulu, vakfın amacıyla bağdaşmayan bağışları kabul edemez" hükmüne yer verilmiştir. Yukarıda değinilen yasal tanıma ve adı geçen vakfın amacına uygun olan, bu bağlamda vakfedenin ( vakıf kurucularının ) gerçek iradelerini yansıtan 22. maddedeki bu hükmün, "mütevelli kurulu, vakfın adı ile bağdaşmayan bağışları kabul edemez" biçiminde değiştirilmesini gerektiren zorunlu ve inandırıcı nedenlerin varlığı saptanmadan, ayrıca vakfın mal ve haklarının özgülendiği amacına göre soyut bir kavram olan adını öne çıkaran böyle bir düzenlemenin uygulamada duraksamaya ve belirsizliğe yol açacak nitelikte olduğu düşünülmeden, tesciline karar verilmesi,
2-Yine 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 109. maddesi ( eski Türk Medeni Kanununun Madde 77 ) hükmü uyarınca Vakfın bir yönetim organının bulunması zorunlu olup; aslolan bu organın vakfı kuranların iradelerine uygun olarak vakıf senedinde yer alması ve uygulanmasıdır. Davacı vakfın kuruluş senedinin 14. maddesinde yönetim organının ( yönetim kurulunun ) mütevelli kurulu başkanı, genel sekreter ve mütevelli kurulunca seçilmiş bir üye olmak üzere üç kişiden oluşacağı hükme bağlanmıştır. Vakıf senedinde öngörülen bu üç kişilik kurulun vakfın yönetimi ve gayesine uygun faaliyetlerde bulunabilmesi için yeterli görülmemesi nedeniyle üye sayısının artırılmasında yasal sakınca yok ise de istikrarın sağlanması bakımından bu sayının sabit tutulması, değişkenlik arz etmemesi gerekir. Şu halde senedin 14 maddesinde "yönetim kurulu en az üç en çok beş kişiden oluşur" biçimindeki değişikliğin uygulamada belirsizliğe, kargaşa ve kararsızlığa yol açacağı, gözetilmeden tesciline hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy