(4721 S. K. m. 372) (1086 S. K. m. 428)
Dava dilekçesinde vakıf senedinde yapılmak istenilen değişikliğin tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Gaziantep Asliye 4.Hukuk Mahkemesinin 2001/400 esas sayılı dosyası ile davacı vakıf hakkında dağılma; yöneticileri hakkında da görevden alınmaları için dava açıldığı ve derdest olduğu anlaşıldığına göre; anılan davanın sonucunu etkileyecek şekilde vakıf senedinin değiştirilmesinin bu davada istenilmesinin iyi niyet kurallarıyla bağdaşıp bağdaşmayacağının değerlendirilmemiş olması,
2-Ayrıca, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 372.maddesinin ikinci fıkrasında; bir malın veya hakkın başkalarına geçmemek üzere aynı soydan gelenlere kuşaktan kuşağa kalacak şekilde özgülenmesi yasaklandığı halde, yasanın buyurucu nitelikteki bu hükmüne ve vakfedenlerin vakfın kuruluşunda bu konuda ortaya koydukları ve sonradan vazgeçemeyecekleri iradeye uygun düşmeyecek şekilde, vakıf tüzel kişiliğine ait taşınmazların vakfın sona ermesi halinde vakıf kurucularına, ölümlerinde de mirasçılarına intikal edeceğini öngören senet değişikliğinin tesciline karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.04.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)