(634 S. K. m. 19, 44)
Dava dilekçesinde muarazanın meni ve 2.000.000.000 lira tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili ile bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacılar dava dilekçesinde, anataşınmazın mimari projesinde kendilerine ait 1 ve 2 no'lu bağımsız bölümlerin mesken iken daha sonra yapılan değişiklik projesi ile bu iki bağımsız bölümün işyeri nitelikli 15 no'lu bağımsız bölümün eklentisi haline getirildiğini ve 13 no'lu bağımsız bölüm numarasını aldığını ayrıca 16 no'lu bağımsız bölümden binanın arka bahçesine çıkışı sağlayan yangın merdivenlerinin kaldırıldığını ve bu bağımsız bölümün numarasının da 14 olarak değiştirildiğini, sözü edilen değişikliklerin tapuya tesciline diğer kat maliklerinin muvafakat vermediklerini, bu yüzden zarara uğradığını ileri sürerek davalı kat maliklerinin muvafakat etmiş sayılmalarına ve uğradığı 2.000.000.000 TL'lik zararın (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşulu ile) 8.3.1996 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi isteminde bulunmuşlardır.
. Dosya içerisindeki belge ve bilgilerden; ana taşınmazda kat irtifakı kurulurken tapuya verilen ve tüm kat maliklerinin onayını taşıyan mimari projede değişiklik öngören ve belediyece 25.2.1994 tarihinde onaylanmış bulunan projedeki değişikliklere ana taşınmazda bulunan 16 bağımsız bölüm malikinden davacılar dışında Gülnazik Öztürk, Hüseyin Öztürk, Sıddıka Baydar ve Rüstem Ö.'ten başka diğer kat irtifak hakkı sahiplerinin muvafakatlerinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Değişiklik projesinin geçerli olabilmesi için ana taşınmazdaki tüm bağımsız bölüm maliklerinin bu projeye onay vermeleri gerekir. Belediyenin tasdik etmesi yeterli olmadığı gibi hakimin de rıza göstermeyen bağımsız bölüm maliklerinin iradesi yerine geçerek onların onay vermiş sayılmalarına karar vermesi mümkün değildir. Mahkemece bu esaslar gözününde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 07.07.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy