(634 S. K. m. 19)
Dava: Dava dilekçesinde ortak yerlere müdahalenin önlenmesi zararın tazmini, maddi ve manevi tazminat istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili ile davalı TANSAŞ A.Ş.Vekili ve davalılar Enver Toker vs. vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Kat Mülkiyeti Yasası'nın 19. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesine göre tavan, taban veya duvar ile birbirlerine bağlantılı bulunan bağımsız bölümlerin bağlantılı yerlerinde, bu bölümlerin maliki ya da birden çok maliki varsa bu maliklerin ortak rızası ile anayapıya zarar vermeyecek onarım, tesis ve değişiklik yapılabilir. Madde hükmünden de anlaşılacağı üzere bu iş için öteki kat maliklerinin rızasının alınmasına gerek yoktur. Ancak, yapılan bu işlemlerin anayapıya zarar verecek nitelikte olmaması ve doğaldır ki anataşınmazın ortak yerlerine müdahale etmemesi gerekir.
Anataşınmazın yerinde yapılan inceleme sonunda düzenlenen 15.3.2002 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; davalılara ait 9-10-11-12 ve 13 no.lu bağımsız bölümlerin birbirine bağlantılı ara duvarları ile bu ara geçişleri sağlamak üzere 3, 5 ve 7 nolu bina aksları üzerinde bulunan bölme duvarlarının kaldırılarak tek bağımsız bölüme dönüştürüldüğü saptandıktan sonra taşıyıcı sistemi oluşturan bazı kirişlerin oldukça narin olduğu, özellikle 5 nolu aksı boyunca uzanan kirişin altına zemin katta örülen tuğla bölme duvarının taşıyıcı olarak planlanmasında üst katlarda duvarlar ve ilave yükler nedeniyle bu kirişin desteğine ihtiyaç olduğu ve kirişin üzerine oturan duvarlarda çatlaklar oluştuğu, bu nedenle kirişin ayrıntılı olarak incelenerek güvenlik tahkikinin yapılması, binanın mevcut durumu ile depreme dayanıksızlığı yönünden yetersiz olduğunun saptanması halinde bir güçlendirme projesi yapılmasının zorunlu olduğu açıklanmıştır.
Anataşınmazda, dava konusu 9-10-11-12 ve 13 no.lu dükkanlar arasındaki duvarların kaldırılmış olmasıyla oluşturulan boşluk alanların deprem yüklerinin düşey taşıyıcı sistem elemanlarına güvenle aktarılmasını güçleştiren döşeme boşlukları yaratıp yaratmadığı, başka bir anlatımla bağımsız bölümler içinde yapılan böyle bir değişikliğin betonarme karkas cinsli anayapının olası bir depreme dayanıklılığını olumsuz yönde etkileyip etkilemeyeceği konusunda bilirkişilerce, 1.1.1998 tarihinde yürürlüğe giren Deprem Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde gerekli inceleme ve hesaplamaya yer verilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklanan esasların bir mimar ve inşaat mühendisi ile statik konusunda uzmanlaşmış bir bilirkişinin katılımıyla üç kişilik bir bilirkişi kurulu oluşturulup yeniden yerinde inceleme yapıldıktan ve raporlar alındıktan ve dava konusu edilen değişiklikleri gösteren kroki de çizdirildikten sonra, davalıların kendi bağımsız bölümleri içinde gerçekleştirdikleri değişikliklerin (kaldırılmış olan ara duvarların ve özellikle 5 nolu aks üzerindeki bölme duvarının) anayapının statiğine zarar vermediği ve depreme dayanıklılığını olumsuz yönde etkilemediği açıkça saptanmadan ve ayrıca bilirkişi raporlarında açıklandığı biçimde davacı dairelerinde oluşan çatlakların ve bu değişikliğe bağlı olup olmadığı kesin olarak belirlenmeden, davacılara ait bağımsız bölümlerde oluşan hasarın giderilmesi isteminin ve Kat Mülkiyeti Yasası'nın 19. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi hükmüne dayalı istemin reddine karar verilemez. Yeterli araştırma ve incelemeyi içermeyen bilirkişi kurulu raporlarına dayanılarak eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 06.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy