(2004 S. K. m. 67) (634 S. K. m. 20, 35)
Dava: Dava dilekçesinde aidat borcunu ödemeyen davalı hakkında yapılan icra takibine karşı ileri sürülen itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava, ortak gider alacağı ile ilgili icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı yönetici dava dilekçesinde belirtilen ortak gider alacağının borçlu davalı tarafından yönetime ödenmediğini ileri sürmüş, davalı ise sözü edilen ortak gideri eski yöneticiye ödediğini, bu nedenle borcunun bulunmadığını savunmuştur.
Yaptırılan bilirkişi incelemesi sonunda düzenlenen raporda, davalının bir kısım ortak gider borcunu eski yöneticiye ödediği geriye 70.000.000TL. asıl borç ile 40.500.000 TL. gecikme tazminatı olmak üzere toplam 110.500.000 TL. borcunun bulunduğu belirtilmiş, mahkemece bu rapora dayanılarak itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına karar verilmiştir.
Kat Mülkiyeti Yasası'nın 20. maddesi hükmüne göre, kat maliklerinden her biri -aralarında başka türlü anlaşma olmadıkça- anataşınmazın ortak giderlerinden ve ödemede geciktiği günler için aylık %10 hesabı ile gecikme tazminatından sorumludur. Anılan Yasanın 35. maddesi hükmü uyarınca da kat mülkiyetine ilişkin borç ve yükümlülüklerini yerine getirmeyen kat maliklerine karşı dava ve icra takibi açma yetki ve görevi yöneticiye tanınmıştır. Somut olayda, davacının, kat malikleri kurulunca yönetici seçilmiş olduğu ve takibin, bu bağlamda davanın açıldığı tarihte yöneticilik görevini sürdürdüğü anlaşılmakla dava konusu edilen ortak gider borcunun bu yöneticiye ödenmesi gerekir.
Hal böyle iken davalının ödemekle yükümlü bulunduğu ortak gider borcunu anataşınmazın kasasına girmek üzere kat malikleri kurulunca yöntemince seçilmiş bulunan yöneticiye ödemesi gerekirken yöneticilik sıfatı sona ermiş ve anataşınmazın kasasından elini çekmiş bulunan eski yöneticiye ödenmiş olması onu sorumluluktan kurtarmaz. Kaldı ki, eski yöneticiye ödendiği ileri sürülen ve bilirkişi raporunda da belirtilen paranın anataşınmazın kasasına intikal ettiği de saptanmamıştır.
Yukarıda yazılı esaslar gözönünde bulundurularak, davalının borçlu olduğu saptanan ortak giderin tamamı yönünden itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yerinde olmayan gerekçelerle yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 02.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy