(2942 S. K. m. 11) (1136 S. K. m. 164, 168) (1086 S. K. m. 388)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1- İrtifak hakkı tesis edilmek amacıyla yapılan kamulaştırma işleminde bedel, taşınmazın irtifak hakkı tesisinden önceki değeri ile irtifak hakkı tesis edildikten sonraki değeri arasındaki farktan ibarettir. Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin üçüncü fıkrası hükmü gereğince taşınmazın niteliğine göre tamamının bir bütün olarak değeri tespit edildikten sonra, aynı maddenin son fıkrası uyarınca irtifak kurulması nedeniyle taşınmazda meydana gelecek değer düşüklüğünün oranı, taşınmazın cinsi, niteliği, kullanım şekli, irtifak hakkının niteliği (boru hattı, enerji nakil hattı vs), taşınmazda kapladığı alan ve yeri, istikameti dikkate alınarak belirlenir.
Bu esaslar dikkate alındığında tarım arazisi olarak kullanılan dava konusu taşınmazda irtifak hakkı kurulması nedeniyle oluşacak değer düşüklüğünün binde 7 oranını aşamayacağının gözetilmemesi,
2- Bilirkişi kurullarınca münavebeye alınan bostanın kuru şartlarda değerlendirme tarihi itibariyle dekar başına ortalama verim ve toptan satış fiyatına ilişkin veri listesinin İl Tarım Müdürlüğünden getirtilip raporların denetlenmemesi,
3- Davacı Hasan Bağcı'nın davayı açan Avukat Kadriye Öktem'e vermiş olduğu vekaletnamenin dosya içerisine konulmamış olması,
4- Davacılardan İsmail Bağcı'nın karar başlığında isminin gösterilmemesi ve davacılardan Rıfat Bağcı'nın isminin ise iki kez yazılması,
Kabule göre de;
5- Faize, kamulaştırma işleminin kesinleştiği 25.5.2001 tarihi yerine daha önceki bir tarihten hükmedilmiş olması,
6- Avukatlık Yasasının (değişik) 168. maddesinde, yargı yerlerindeki işlemlerle diğer işlemlerden alınacak avukatlık ücretinin asgari haddini gösteren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin hazırlanacağı öngörülmüş olup, bu ücrete avukatlık ücretinin dışında kalan katma değer vergisi uygulanacağına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Mahkemeler yasa hükümleriyle bağlı olup, yasada yer almayan bir hususu düzenleyen tarifeye göre karar vermeleri hukukun genel kurallarına aykırılık teşkil eder.
Buna göre mahkemece salt Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde gösterilen vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yasada öngörülmeyen Katma Değer Vergisinin de bu ücrete eklenmesi yolunda hüküm kurulması ve Avukatlık Yasasının 164/son maddesi hükmünün yorumlanmasında hataya düşülerek vekalet ücretinin davalı taraf yerine doğrudan avukata ödenmesine karar verilmesi,
7- Dosya içerisine getirtilen tapu kaydına göre dava konusu taşınmaz üzerinde Ziraat Bankası lehine ipotek olup bunun artırılan bedele yansıtılmamış olması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, eksik belgeler getirtildikten sonra yukarıda sözü edilen 1 numaralı bozma doğrultusunda bilirkişi kurullarından ek raporlar alınmalı, bu raporların bozmaya uygunluğu denetlenmeli ve diğer bozma sebepleri de dikkate alınarak hasıl olacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy