(2942 S. K. m. 29) (1136 S. K. m. 168)
Dava : Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalılar vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalı ve aleyhine temyiz olunan davacı adına gelen olmadı. Dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Düzenleme ortaklık payı; emsalin imar parseli, dava konusu taşınmazın kadastro parseli olması halinde, dava konusu taşınmazın emsal ile karşılaştırılması sonucu bulunan değerinden yapılması gereken bir indirim olup, bu indirim dava konusu taşınmazın imar parseli haline getirilecek olması halinde uğrayacağı yüzölçüm kaybına eşit olmalıdır. Somut emsalin imar parseli haline gelirken uğramış olduğu zayiat miktarının, dava konusu taşınmazın bulunan değerinden düzenleme ortaklık payı için yapılacak indirimde oran olarak bir etkisi yoktur. Bu sebeple dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle içinde bulunduğu imar planına göre imar parseli olması halinde uğrayacağı zayiat miktarı Belediye Başkanlığından sorulup tespit edilmeden en yüksek oranda düzenleme ortaklık payına tekabül edecek oranda indirim yapan bilirkişi kurulu raporunun hükme esas alınmış olması,
2-2942 Sayılı Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasa ile değişik 29.maddesi uyarınca yargılama giderinin tamamından kamulaştırmayı yapan idarenin sorumlu olacağı dikkate alınmadan davalı tarafın yargılama giderinden sorumlu tutulması,
3-Avukatlık Yasasının 168.maddesinde, yargı yerlerindeki işlemlerle, diğer işlemlerden alınacak Avukatlık Ücretinin asgari haddini gösteren Avukatlık Asgari Ücret tarifesinin hazırlanacağı öngörülmüş olup, bu ücrete Katma Değer Vergisi uygulanacağına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Mahkemeler, yasa hükümleriyle bağlı olup yasada öngörülmeyen bir hususu düzenleyen tarifeye göre karar vermeleri hukukun genel kurallarına aykırılık teşkil eder. Buna göre mahkemece salt Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde gösterilen avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken, yasada öngörülmeyen Katma Değer Vergisinin de ücrete eklenmesi yolunda hüküm kurulması, Doğru görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş; eksik belgeler tamamlandıktan sonra yukarıda sözü edilen ( 1 ) numaralı bozma doğrultusunda bilirkişi kurulundan ek rapor alınmalı, bu raporun bozmaya uygunluğu denetlenmeli ve masraf ile vekalet ücretlerine yönelik bozma da dikkate alınarak hasıl olacak sonuç doğrultusunda karar vermek olmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 4.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy