(2942 S. K. m. 11, 14)
Dava : Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile bilirkişi kurullarından alınan raporlar hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre, iklim koşulları, arazisinin toprak ve topoğrafik yapısı ile bölgesindeki konumu ( büyük yerleşim yerlerine uzaklığı vb. ) itibariyle dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan ülkemizin değişik yörelerindeki sulu tarım arazilerinin değerlendirilmesinde, ( değeri önemli şekilde etkileyen kanıtlanmış, farklı ve özel bir faktör bulunması hali hariç ) kapitalizasyon faiz oranı %5 alınmaktadır. Hal böyle iken, birinci bilirkişi raporunda taşınmazın değerinin belirlenmesinde kapitalizasyon faizi oranının %5 yerine %4 uygulanmak suretiyle fazla bedele hükmedilmesi,
2-Yargıtay uygulamalarında özel ve dikkate alınması gereken haklı bir neden bulunmadıkça, tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde sağlayacağı net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirilmesinde münavebeye alınacak ürünler için dekar başına elde edilecek ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki Tarım Müdürlüğü verilerinin esas alınması aranmaktadır.
Dosyaya getirtilen İlçe Tarım Müdürlüğü cetvelinde karpuz ürünü ortalama satış fiyatı 50.000 TL/kg; domates ürünü ortalama satış fiyatı 75.000 TL/kg. olduğu belirtildiği halde bilirkişi raporlarında bu miktarın üzerindeki fiyatlarla,değerlendirme yapılması ve ayrıca buğday ürünü için dekara ortalama verim miktarının İlçe Tarım Müdürlüğünden getirtilip raporun bu yönden denetlenmemiş olması,
3-Kararın infazında tereddüt yaratmaması bakımından faizin başlangıç tarihinin gün, ay ve yıl olarak hükümde açıkça gösterilmemiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece yukarıda açıklanan hususlarda bilirkişi kurullarından ek raporlar alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 3.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy