(2942 S. K. m. 14/6, 17) (1086 S. K. m. 38)
Dava : Dava dilekçesinde Kamulaştırma Kanununun 17.maddesine göre tapu iptali-tescil istenilmiştir. Mahkemece husumet nedeniyle davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı idare; dava konusu taşınmazın kamulaştırıldığını ancak davalının tescile yanaşmadığını belirterek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Kamulaştırma Kanununun 17.maddesine dayalı olarak adlarına tapuya tescilini istemiştir.
Mahkemece; dava açıldığı tarihte tapu maliki olan davalı F'nin öldüğü ve ölü kişi aleyhine dava açılmasının mümkün olmadığı belirtilerek husumet yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 14.maddesinin altıncı fıkrasında, idarenin açtığı kamulaştırma davalarında aleyhine dava açılan tapu malikinin davadan önce ölmüş olması halinde dava reddedilmeyerek tapu malikinin mirasçılarının davaya dahil edilmesi suretiyle davaya devam olunması ilkesi kabul edilmiştir.
Somut olayda davacı idare tarafından tapu maliki olan F'a 14.6.1990 tarihinde kamulaştırma işleminin tebliğe çıkarıldığı, ancak F'nin 14.11.1995 tarihinde öldüğü anlaşıldığına göre F'nin dosyaya ibraz edilen veraset ilamında belirlenen mirasçılarının davaya dahil ettirilmesi suretiyle davaya devam edilmesi gerekirken husumet yönünden davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 3.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy