(1086 S. K. m. 39, 73)
Dava: Dava dilekçesinde eski hale getirme istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı K. ile dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Hükmü temyiz eden bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesiyle beraber dosyaya konulan nüfus kayıtlarına göre ana taşınmazda bağımsız bölüm maliki olan davalılar N. ile M.'nin dava açılmadan önce öldüğü anlaşılmıştır. Yargıtay'ın kararlılık kazanmış içtihat ve uygulamalarına göre ölü kişiye karşı dava açılamayacağı için bu davalılar yönünden taraf ehliyetinin yokluğu nedeniyle davanın reddi; usul ekonomisi açısından da bunların mirasçılarına dava dilekçesinin tebliği ile davaya katılmalarının sağlanması için davacı tarafa süre verilerek taraf teşkilinin tamamlanması gerektiği dikkate alınmadan işin esası hakkında hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK' nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy