(2942 S. K. m. 15)
Dava : Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise davalı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davalı Vekili geldi. Davacı adına gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Yargıtay uygulamalarına göre, dikkate alınması gereken özel bir neden veya yanlış bulunmadığı takdirde ciddi istatistiki bilgilere dayandığı bilinen Tarım Müdürlüğü ortalama verilerinin ( dekar başına verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatı ) değerlendirmeye esas alınması gerekir. Şu kadar ki, üretim giderlerinin içerisine tarla kirası, masrafların faiz karşılığı ve genel idari giderler dahil edilmemelidir.
Somut olayda ise, bilirkişi raporlarında, resmi veri listesindeki üretim giderlerini oluşturan unsurlar arasında yer alan masrafların faiz karşılığı ve genel idari giderler düşülmeden hesaplama yapılmıştır. Böylece, üretim giderlerini yüksek almak suretiyle taşınmazın net gelirini düşük bulan bilirkişi kurulu raporlarının hükme esas alınması,
2-Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmaza %8 oranında kapitalizasyon faizi uygulanmak suretiyle değer belirlenmiştir.
Oysa Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarında, iklim şartları, arazinin toprak ve topoğrafik yapısı ve bölgesindeki konumu ( büyük yerleşim yerlerine uzaklığı vb ) dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan Ülkemizin değişik yörelerindeki kuru tarım arazilerinin değerlendirmesinde, ( değeri önemli şekilde etkileyen kanıtlanmış, farklı ve özel bir faktör bulunması hali hariç ) ve kamulaştırılan taşınmaz ile aynı yörede bulunan ve aynı nitelikleri taşıyan parseller ile ilgili açılan davalarda kapital faiz oranı %6 olarak alınmaktadır. Hal böyle iken, değerini olumsuz etkileyen farklı bir özelliği bulunmayan dava konusu taşınmazın değerinin belirlenmesinde kapitalizasyon faizi %6 yerine %8 oranında uygulanmak suretiyle daha düşük bedele hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, bilirkişi kurulundan yukarıdaki bozma bentlerine uygun ek raporlar alınıp denetlendikten sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı yararına takdir edilen 275.000.000 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 18.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy