(4721 S. K. m. 113)
Dava : Dava dilekçesinde vakıf senedinde yapılmak istenilen değişikliklerin tescili, birleşen davada vakıf genel kurul kararının iptali istenilmiştir. Mahkemece asıl davanın reddi, birleşen davanın kabulü cihetine gidilmiş hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davacı Vekili ile birleşen davanın davacı vekili geldiler. Gelen vekillerinin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı T.C.Ziraat Bankası Personeli Vakfı vekili dilekçesinde; son yıllarda vakfa ödemede bulunan mensupların azalmasına karşılık hak sahiplerine yapılan ödemelerin arttığını, böyle devam ettiği takdirde vakfın zor durumda kalacağını ve hiçbir hak sahibine ödeme yapamayacak duruma geleceğini bu nedenle vakıf senedinin sosyal güvenlik yardımları bölümünün tasfiyesine ilişkin olarak Vakfın 4.5.2002 tarihli 13. Olağan Genel Kurulunda alınan kararlar ile vakıf senedinde yapılmak istenilen değişiklerin tesciline karar verilmesini istemiştir.
Ziraat Bankası Emeklileri ve Mensupları Derneği ile iki vakıf mensubu ise açtıkları ayrı bir davada, bu değişiklikler ile vakıf mensuplarının kazanılmış haklarının ihlal edildiğini, senede göre mensupların haklarının sınırlanamayacağını, vakfın mali durumunun ileri sürüldüğü gibi kötü olmadığını, vakfın daha önce yapılan olağanüstü Genel Kurulunda bu değişikliklerin yerinde görülmeyerek reddedildiğini, vakıf yöneticilerinin yönetim hataları yüzünden vakfın zarara uğratıldığını, emeklilerin haksız yere cezalandırıldığını ileri sürerek vakıf senedinin değiştirilmesini öngören vakfın 13. Olağan Genel Kurul Kararlarının iptalini talep etmiştir.
Mahkemece; her iki davanın birleştirilerek, yapılan yargılaması sonunda, değişikliklerin, emeklilerin kazanılmış haklarını ortadan kaldıracağından, nasıl olacağı da belirtilmeden soyut biçimde daha yumuşak bir geçiş ile sakıncaların giderilmesi mümkün iken hakkaniyete ve adalete aykırı sonuç doğuracak nitelikte olduğundan tescil davasının reddine, vakıf olağan genel kurulunda alınan kararların iptaline karar verilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları dosyaya ibraz edilen belgeler ile davacı vakfa ait senetten; vakfın, mensuplarına sosyal yardımlar ve sosyal güvenlik yardımları adları altında ödemede bulunduğu, bu yardımlar için ilgililerden ayrı ayrı aidat toplandığı, bu iki bölümün hesaplarının birbirinden bağımsız olarak tutulduğu ve birbirine para aktarımının mümkün olmadığı, özellikle son yıllarda Ziraat Bankasının özelleştirme kapsamına alınması nedeniyle çalışanlarının kurum değiştirme veya işten çıkarma yoluyla azaldığı, böylece vakfın sosyal güvenlik bölümünün gelirlerinin düştüğü buna karşılık vakfın yardımda bulunduğu emekli sayısının ise çok arttığı ayrıca bir kısım çalışanların da kendiliğinden vakıftan ayrıldığı, vakfın mensuplarından tahsil ettiği aidatlar dışında başka bir gelirinin olmadığı ve bu gelirin de artırılmasının mümkün bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu bağlamda, tarafların iddia ve savunmaları tam olarak karşılanıp özellikle davacı vakfın bilançoları ve hesap özetleri getirtilip vakıf belgeleri üzerinde inceleme yapılarak vakfın mali yönden ne durumda olduğu, aktif-pasif mensup dengesinin bozulup bozulmadığı, mevcut ödemeler aynen davam ettiği takdirde vakfın zor durumda kalıp kalmayacağı ve yeni emekli olan veya henüz aidat ödemekte olup emekli olmayan mensupların ödediklerinin karşılığını alamayacak duruma düşüp düşmeyeceklerinin tespiti bakımından; davacının yaptırdığını söylediği ve 13. Olağan Genel Kurula sunulan vakfın mali durumu ile ilgili rapor da getirtilerek konunun uzmanları arasından seçilip görevlendirilecek bilirkişilerden vakfın sosyal güvenlik yardımlarına ait bölümünün aktüeryal durumunu ve yukarıda belirtilen hususları gösterir biçimde ayrıca detaylı rapor alınıp; 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 113. ve Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tüzüğün 26. maddelerinde, durum ve koşullardaki değişmeler yüzünden vakıf senedinde yazılı amaca bağlı kalınması vakfedenin arzusuna açıkça uymayacak hale gelmiş ise mahkemece vakfın amacının değiştirilebileceği hükme bağlandığından bu koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği hususu da gözetilip; hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken; yeterli olmayan bilirkişi raporu esas alınarak yerinde bulunmayan gerekçelerle eksik inceleme ile vakıf senedinde yapılmak istenilen değişikliklerin tesciline ilişkin davanın reddine ve vakfın 13. Olağan Genel Kurulunda alınan kararların iptaline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen asıl dava davacısı yararına takdir edilen 375.000.000 TL. vekalet ücretinin birleşen dava davacısından alınarak asıl dava davacısına verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy