(634 S. K. m. 33) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Dava dilekçesinde hakimin müdahalesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili davacının mesken nitelikli bağımsız bölümünün altına rastlayan işyeri nitelikli bağımsız bölümde davalı kiracının cafe-bar işlettiğini, müzik yayını ve gürültünün geç saatlere kadar sürdüğünü ve rahatsızlık verdiğini, bunun için bu yerin cafe-bar olarak işletilmesine son verilmesine ya da mahkemenin uygun göreceği tedbirin alınmasına karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında mahkemeye sunduğu 9.12.2002 tarihli dilekçesinde de talebine açıklık getirerek öncelikle işletmenin faaliyetinin men'ine, olmadığı takdirde gece 24.00'den sonra faaliyetten alıkonulmasına karar verilmesini istediğini bildirmiştir.
Yerinde yaptırtılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, dava konusu cafe-barda yapılan müzik yayınının diğer bağımsız bölümlere rahatsızlık vermemesi bakımından izolasyonun yapılmış olduğu ve bunun yeterli bulunduğu ancak canlı yayın nedeniyle çıkan gürültünün rahatsızlık vermesinin izolasyonla önlenemeyeceği bildirilmiştir.
Mahkemece, bilirkişinin saptaması gözetilerek, saat 23:45'ten sonra cafe-bardaki canlı müzik yayınının sona erdirilmesine, bu yayının 23:45'ten sonraya taşması halinde de yeniden davalı aleyhine dava açılıp kanıtlandığı takdirde dava konusu yerin faaliyetinin sona erdirilmesine ve ayrıca davalı aleyhine para cezasına hükmedileceğinin davalıya ihtarına karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
HUMK.nun 74.maddesi hükmüne göre hakim her iki tarafın iddia ve müdafaalarıyla kayıtlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez.
Somut olayda, davacı işletmenin faaliyetten tamamıyla men edilmemesi durumunda saat 24:00'den sonra men edilmesini istemiş olmasına rağmen davacının bu istemi aşılarak 23:45'ten sonra canlı yayın yasağı konulmuş olması; karar gereğinin yerine getirilmemesi halinde Kat Mülkiyeti Yasasının 33.maddesinin son fıkrasında öngörülen yaptırımın ilgilinin ayrıca başvurması halinde uygulanması sözkonusu olabilecek iken davalı aleyhine para cezasına hükmedileceğinin ihtarı yolunda hüküm kurulması ve keza aynı nedenle davacının ileride açabileceği varsayılan bir davada verilebilecek bir kararın sanki böyle bir dava açılmış gibi "işletmenin faaliyetinin sona erdirilmesi" şeklinde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.4.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy