(634 S. K. m. 12) (4721 S. K. m. 698, 699)
Dava: Dava dilekçesinde ortaklığın giderilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü ile ortaklığın satış yolu ile giderilmesi cihetine gidilmiş, hüküm bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava, üzerinde yapı bulunan paylı taşınmaz mülkiyetinin kat mülkiyetine çevrilmesi, olmadığı takdirde satılması yoluyla ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Dosyada toplanan belge ve bilgilerden, tarafların paydaş oldukları dava konusu 10 pafta 6191 parsel sayılı taşınmazın üzerindeki yapının ruhsatsız ve kaçak yapıldığı İmar Yasası ile Yönetmeliğine göre ruhsat alınmasının mümkün olmadığı ve ilgili belediyece yıkım kararı alındığı, bu durum karşısında taşınmaz mülkiyetinin kat mülkiyetine çevrilmesine olanak bulunmadığı anlaşılmakla; mahkemece, ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
Ancak;
Davanın görülmesi sırasında davalılardan bir kısmı, ortaklığın giderilmesi istenen taşınmaz üzerindeki yapının kendileri tarafından yapıldığını ve bağımsız bölümlerinde fiilen oturduklarını, davacı Veysi ile davalı Sadık'ın ise salt zeminde pay sahibi olduklarını ileri sürmüş; davalılar vekili de 4.6.2002 günlü oturumda bu sav doğrultusunda savunmada bulunarak paydaşlar arasındaki -yapıya ilişkin- mülkiyet çekişmesinin giderilmesi için dava açacaklarını, bunun "bekletici mesele" sayılarak sonucunun beklenmesini istemiş, son oturumda ise bu konuda dava açıldığını bildirmiştir. Dairenin geri çevirme kararı üzerine getirtilen dosyalar incelendiğinde; paydaşlardan Zehra ve Mehmet in, yapıdaki bir kısım bağımsız bölümlerin mülkiyetinin kendilerine ait olduğunun tespiti istemiyle paydaş ( davacı ) Veysi ile Sadık aleyhine ayrı ayrı dava açtıkları ve her iki davanın henüz derdest olduğu anlaşılmıştır. Böylece saptanan ve mahkemece de kabul edilen bu olgu karşısında dava konusu taşınmaz üzerindeki yapının mülkiyetinin paydaşlar arasında çekişmeli olduğu açıktır.
Bu durumda mahkemece, -kararın gerekçesinde de belirtildiği üzere- dava konusu ortak taşınmaz üzerindeki yapının mülkiyetinin paydaşlar arasında çekişmeli olduğu gözetilerek, bu çekişmenin giderilmesi için açılmış ve açılacak olan davaların "bekletici mesele" kabul edip, sonucunun beklenmesi, mülkiyet çekişmesi çözümlendikten sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken; açılacak davaların bekletici mesele yapılması yolundaki istemin reddi ile taşınmazın üzerindeki yapı ile birlikte satılarak ortaklığın giderilmesine ve satış bedelinin paydaşlar arasında arsa payları oranında paylaştırılmasına karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.2.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy