(1086 S. K. m. 91, 95)
Dava dilekçesinde doğum tarihinin düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm tarafların temyiz etmemesi üzerine kesinleşmesinden sonra davacıların feragat dilekçesi üzerine mahkemece verilen ek kararla bu istem kabul edilerek feragat nedeni ile dava reddedilmiş, bu karara karşı C. Savcısı tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
Yargıtay Kararı
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
HUMK. 91 ve izleyen maddelerine göre davadan feragat, ancak davanın kesin bir kararla sonuçlanmasından önce dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılması gerekmekte olup, kesinleşmeden sonraki feragat istemi mahkemece nazara alınamaz.
Somut olayda, mahkemenin 2003/28 esasında kayıtlı yaş düzeltme istemli davanın yargılaması sonunda 9.7.2003 tarihinde verilen 2003/38 sayılı karar tebliğ edilen taraflarca süresi içerisinde temyiz edilmediğinden 30.7.2003 tarihinde kesinleşmiştir.
Mahkemece, bu durum gözetilerek davacıların davadan feragat istemini içeren 11.8.2003 tarihli dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken istemin kabul edilip kesin hükmü bertaraf edecek biçimde feragat sebebiyle davanın reddi yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 8.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy