(2942 S. K. m. 16, 17)
Dava : Dava dilekçesinde tescil istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde tescilin, Kamulaştırma Yasasının 16 ve 17.maddesinden hangisine göre yapılmak istendiği açıkça belirtilmemiş olmakla beraber kullanılan ifadeler dikkate alınarak mahkemece 17.madde doğrultusunda araştırma yapılıp, taşınmazın paydaşlarından Döne ve Hatice'ye kamulaştırma evrakı tebliğ edilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Kamulaştırma Yasasının 17.maddesi hükmüne göre tescile karar verilebilmesi için kamulaştırma işleminin yasa hükümlerine uygun biçimde, kamulaştırma tarihindeki maliklere tebliğ edilmiş olması önkoşuldur. Ayrıca tebliğ edilen kamulaştırma işlemine karşı idari ve adli yargıya başvurulmadığı veya bu konuda açılan davaların kesin olarak sonuçlandığı hallerde mal sahibinin ferağ vermemesi durumunda kamulaştıran idare, takdir edilen ve artırılan bedeli takyitsiz olarak malik adına bankaya bloke etmek suretiyle tescile karar verilmesini mahkemeden isteyebilir.
Kamulaştırılan ve tescili istenen taşınmazın paydaşlarından Döne ile Hatice'ye kamulaştırma işleminin tebliğ edilemediği dosyaya getirtilen bilgi ve belgelerden tespit edilmiş olup, ayrıca tapu ve nüfus kayıtlarına göre taşınmazın paydaşlarından Fatma'nın 1974 yılında kamulaştırmadan çok önce öldüğü anlaşılmaktadır. O halde, kendisine tebligat çıkarıldığı tarihte ölü olduğu anlaşılan Fatma'nın ve kendilerine tebligat yapılamayan Hatice ile Döne'nin payı ile ilgili kamulaştırma işlemi kesinleşmemiştir. Fatma'nın ölümü ile mirasçılarına intikal eden paylarında Kamulaştırma Yasasının 17.maddesi hükmüne dayanılarak tescili yapılamaz.
Bu durumda, paydaşlardan Döne ve Hatice hakkındaki davanın reddine karar verilmesi doğru ise de, davalılardan Duran, Halife, Hayriye ve Rabia'ya kamulaştırma evrakı tebliğ edilmiş ve bu paydaşlar yönünden kamulaştırma kesinleşmiş olduğuna göre mahkemece, yukarıda sözü edilen davalıların payları yönünden tescile karar verilmesi gerektiği düşünülmeden davanın reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 3.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy