(2004 S. K. m. 67)
Dava: Dava dilekçesinde itirazın iptali, takibin devamı istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, anataşınmazın 80 nolu bağımsız bölümüne isabet eden ve ödenmeyen aidatların tahsili için yapılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin davamı istenilmiştir.
Davalı savunmasında, istenilen ayların aidatlarını ödediğini ve ödenen ayların makbuzlarının icra kanalıyla kendisine gönderildiğini, ancak makbuz asıllarının henüz kendisine verilmediğini, ve davacıda olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, 1999 yılı Eylül, Ekim ve 2001 yılı Temmuz, Aralık dışındaki ayların aidatlarının ödendiğinin davalının ibraz ettiği dosyadaki makbuzlarla anlaşıldığını belirten bilirkişi raporuna dayanılarak adı geçen dört ayın aidat bedelleri ve gecikme faizi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Davaya ve icra takibine konu edilen alacak; 1999 yılı Mart ve 2001 yılı Ocak ayları arasındaki aidat giderleri olup, yapılan icra takibi sırasında davacı yönetimce dosyaya sunulan ve icra dairesi tarafından davalıya gönderilen ve borçlu olduğunu gösteren aylara ait makbuz suretleri (koçanları) davalının ödemelerini yaptığını kanıtlayan bir belge niteliği taşımamaktadır. Kaldı ki davalı da makbuzların asıllarının halen davacı yönetimde olduğunu kabul etmektedir.
Buna göre, aylık aidat bedelleri yatırıldığında makbuz asıllarının yönetim tarafından aidat yatırana verilmesi gerektiği hususu da gözetilerek makbuzların halen davacı yönetimde bulunmasının davalının bu ayların aidatlarını yatırmadığını gösterdiği ve ortak gider borcunun ödendiği başkaca delille de ispat edilemediği halde makbuz suretlerine (koçanları) dayanılarak aidatların ödendiğinin kabulü doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy