(634 S. K. m. 19, 28) (1086 S. K. m. 388, 428)
Dava: Dava dilekçesinde müdahalenin men'i ve eski hale getirme istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hükmün temyiz incelemesi taraf vekilleri ile davalı Meliha Sarıgül tarafından, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise davacılar vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davacı Vek. Av. İsmail Özersin ve Belgin Özersin ile davalı vekilleri Av. Serpil Demir ve Av. Meliha Sarıgül geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Karar: Davacılar vekili dava ve açıklama dilekçelerinde; davalılardan Güngör'ün malik ve kiracısı olduğu 19 ve 20 numaralı bağımsız bölümlerin birleştirilerek tek hacim haline getirildiği, yine mülkiyeti bu davalıya ait 5, 6 ve 7 nolu depolar ile 20 numaralı bağımsız bölümün eklentisi olan deponun birleştirilerek pasta salonu olarak kullanıldığı, 19 numaralı bağımsız bölümden merdiven yapılarak bodrum kattaki 5, 6 ve 7 nolu depolar ile 20 nolu dükkanın eklentisi olan depoyla birleştirildiği, bodrum kattaki 13 aks ile 14 aks arasına 80 cm genişliğinde merdiven yapılarak 2.bodrum katla bağlantı yapıldığı, temeli oluşturan mütemadi sömeller arasının da kullanıma katıldığı, 5, 6, 7 numaralı ticari depoların döşemesi altındaki toprak dolgu, temellerin altlarına inecek şekilde kazılıp boşaltılmak suretiyle ortak yere müdahale edilip bodrum hacminin genişletildiği ve böylece mevcut kolonların kısa kolon haline getirilerek deprem yönünden binanın statik sistemini olumsuz etkileyecek durum yaratıldığı, gerek davalı Güngör'ün gerekse diğer davalıların bağımsız bölümlerinin önüne bank, masa, sandalye vs. koymak suretiyle ortak yerlere tecavüz ettikleri, bodrumda bulunan ortak koridorları bağımsız bölümlerine kattıklarını, yine bir kısım ortak yeri 15 numaralı bağımsız bölüme dahil ederek bu bağımsız bölümü genişlettiklerini iddia ederek ortak yerlere yapılan müdahalelerin men'i ile projeye aykırı tadilatların yıkılarak eski hale getirilmesini istemiştir.
Mahkemece, zemin kattaki dükkanların ön ve yanlarının münhasıran bu dükkan malikleri tarafından kullanılmasına izin veren Yönetim Planı hükmünün Kat Mülkiyeti Yasasına aykırılık teşkil ettiği, kat maliklerinin bağımsız bölümlerinin içinde, kullanış amacını değiştirmemek, taşıyıcı unsurlara zarar vermemek şartıyla tadilat ve tamirat yaptırabilecekleri gerekçesiyle ve Kat Mülkiyeti Yasasının 4 üncü ve 19 uncu maddesi hükümleri ile bilirkişi raporlarına dayanılarak;
Davalı Güngör Yüzbaşıoğlu'nun 5, 6 ve 7 numaralı ticari depo nitelikli bağımsız bölümlerin önünde bulunan ortak yerlerden olan koridora 1.84 m2 yüzölçümünde oda yapmak, aralarındaki duvarların açılıp tek mekan haline getirilmiş bulunan depoların ortak yer nitelikli döşemesinin 3,80 cm Ë 1100 cm.lik alanını 55 cm derinliğinde ve bina temelinin altına inecek şekilde kazmak, 19 ve 20 numaralı bağımsız bölümlerin önünde ve 20 nolu bağımsız bölümün yan tarafındaki ortak yerlere masa, sandalye, çiçeklik, bank ve klima ve soğuk ve sıcak hava tesisatları koymak suretiyle ortak yerlere var olan el atmasının önlenmesine,
Davalı Ali Yaşa ve Meliha Sarıgül'ün maliki bulunduğu 8, 9, 10, 11, 12 ve 13 numaralı bağımsız bölümlerin birleştirilmesi sırasında ortak yer olan koridoru da bağımsız bölümlerin içerisine dahil etmek suretiyle ve binanın arka cephesinde dışarıdan bodrum kat koridoruna inen merdiveni iptal edip 15 nolu bağımsız bölümlerine dahil ederek bu bağımsız bölümün 150 cm genişlemesine neden olacak şekilde ortak yere el atmalarının önlenmesine, bu işler için tüm davalılara 90 gün süre verilmesine, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki tapu kaydı ile diğer bilgi ve belgelere göre dava konusu edilen 20 numaralı bağımsız bölümün mülkiyetinin Şefika Berna Tunalı Mimaroğlu'na 5, 6, 7 ve 19 nolu bağımsız bölümlerle birlikte kullanımının da kiracı Gümat Gıda San. ve Tic.Ltd.Şti.ne ait olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda davalı Güngör Yüzbaşıoğlu hakkındaki dava, adı geçen gerçek ve tüzel kişilerin hukukunu yakından ilgilendirip etkileyeceği cihetle ve yargılama sonucu verilen kararın infazında duraksamaya meydan verilmemesi bakımından davada taraf gösterilmeyen Gümat Gıda San. ve Tic.Ltd.Şti. ile Şefika Berna Tunalı Mimaroğlu'nun da davaya katılmalarının sağlanması için davacıya önel verilip, taraf teşkilinin tamamlanması gerektiği düşünülmeden işin esası hakkında hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmemektedir.
Bundan ayrı;
1- Kat Mülkiyeti Yasasının 19 uncu maddesinin ikinci fıkrasında, kat maliklerinin kendi bağımsız bölümünde diğer kat maliklerinin muvafakatini almadan; tavan, taban veya duvar ile birbirlerine bağlantılı bulunan bağımsız bölümlerin de bağlantılı yerlerinde, salt bu bölümlerin maliki ya da birden çok maliki varsa bu maliklerin ortak rızası ile ana yapıya zarar vermeyecek onarım, tesis ve değişiklikleri yapması mümkün kılınmıştır. Ancak yapılan bu işlemlerin ana yapıya zarar verecek nitelikte olmaması ve doğaldır ki ana taşınmazın ortak yerlerine müdahale etmemesi gerekir.
Ülkemizin tümünün deprem kuşağında kaldığı da dikkate alınarak dava konusu 19 ve 20 numaralı bağımsız bölümlerin arasındaki duvar ile 5, 6, 7 numaralı ticari depolar ile 20 numaralı bağımsız bölümün eklentisi deponun aralarındaki bağlantıyı sağlayan tüm duvarların ve aynı şekilde birleştirilip tek mekan halinde kullanılan 8, 9, 10, 11, 12 ve 13 numaralı bağımsız bölümler arasındaki duvarların sökülüp kaldırılmasıyla zeminden birinci bodrum kata iniş için yapılan merdiven ve keza bodrum kattaki 13 aks ile 14 aks arasının açılarak 80 cm genişliğinde ikinci bodrum kata bağlantı sağlayan merdiven yapılmakla oluşturulan boşluk alanların deprem yüklerinin düşey taşıyıcı sistem elemanlarına güvenle aktarılmasını güçleştiren döşeme boşlukları yaratıp yaratmadığı, başka bir anlatımla bağımsız bölümler içinde yapılan bu tür değişikliklerin betonarme karkas cinsli ana yapının olası bir depreme dayanıklılığını olumsuz yönde etkileyip etkilemeyeceği konusunda bilirkişilerce, 1.1.1998 tarihinde yürürlüğe giren Deprem Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde inceleme, ölçümleme ve hesaplamaya yer verilmemiş ve de 19 ve 20 numaralı bağımsız bölümlere ilave edilen çekme katların ana yapıya zarar verecek bir yük veya engel teşkil edip etmediği hususları bilimsel olarak incelenip, ölçümlemeye dayalı hesaplama yapılmamış, raporlarında genel ifadelerle ve ana yapının statik (betonarme) projesinin yokluğu gerekçe gösterilerek statik açıdan değerlendirme yapılamayacağı bildirilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, mahkemece, söz konusu değişikliklerle ilgili olarak yeterli olmayan bilirkişi raporuna dayanılıp, ana yapıya zarar vermediği kabul edilen bu değişikliklere yönelik istemin reddine karar verilmiş olması,
2- Yargıtay uygulamalarında, ana gayrimenkulün, bahçe, teras gibi ortak yerlerinin salt kullanımının, konumu itibariyle sıkı bağlantısı bulunan bağımsız bölüm veya bölümlere yönetim planıyla bırakılabileceği kabul edilmektedir. Bazı ortak yerlerin kullanımının kat maliklerinden biri veya bir kaçına verilmesi kat maliklerinin ortak yerdeki mülkiyet hakkını ortadan kaldırmadığı gibi ortak yerlerin kullanma maksat ve şeklinin yönetim planında düzenlenmesine Kat Mülkiyeti Yasasının 28 inci maddesinde de açıkça cevaz verilmiştir. Öte yandan bütün kat maliklerini bağlayan sözleşme niteliğindeki yönetim planıyla tanınan kullanma hakkı aynî değil şahsi bir haktır. Ancak kendisine kullanma hakkı verilen bağımsız bölüm maliki bu ortak yeri projesi veya vaziyet planındaki durumuna uygun şekilde kullanmakla yükümlü olup, bu yerde bütün kat maliklerinin rızasını almadan sabit tesis kuramaz, değişiklik yapamaz.
Somut olayda, ortak yere kat maliklerinin rızası sağlanmadan kurulan sabit tesisler varsa bunların kaldırılarak el atmanın önlenmesi gerekir ise de, davalı dükkan sahiplerine yönetim planının 32 inci maddesinde tanınan kullanım hakkının, işin niteliğine uygun düşmeyecek bir yorumdan hareketle yasaya aykırılık teşkil edeceği gerekçesiyle dükkan önlerine masa, sandalye, bank ve benzeri eşyaların konulması biçiminde var olan yönetim planına uygun kullanımın da önlenmesi yolunda hüküm kurulması,
3- Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388 inci maddesinin son fıkrasında, mahkeme kararlarının hüküm sonucu kısmında, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği öngörülmüştür. Bu hüküm, kararların infazında duraksamaya meydan verilmemesi amacıyla yasaya konulmuştur. Ayrıca el atmanın önlenmesi ve projeye aykırılıkların eski hale getirilmesi istemini içeren davalarda da infaz kolaylığı sağlanması bakımından onaylı proje esas alınmak suretiyle varsa projeye aykırılıkların, mahkeme kararına ek olmak üzere hazırlanacak ölçekli bir krokiye bağlanması Yargıtay uygulamalarında aranmaktadır.
Bu bağlamda somut olayda onaylı projedeki durumu ve dava konusu edilip projeye aykırı olduğu saptanan ilave tesis ve değişikliklerin neler olduğunu teker teker ve farklı renkte kalemlerle çizilerek gösteren ölçekli bir krokinin, karar eki olmak üzere bilirkişilere hazırlattırılması ve bu aykırılıkların neler olduğunun ve eski hale getirilmesinin ne şekilde ve kimin tarafından yapılacağının ayrıntılı olarak ayrıca kararda teker teker açıklanması gerekirken bu hususlara yeterince uyulmamış olması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, taraf teşkili sağlanıp 1 ve 2 numaralı bozma gerekleri doğrultusunda tahkikatın tamamlanmasından sonra hasıl olacak duruma göre 3 numaralı bozma bendi de gözetilerek bütün istemleri açıkça ve gerekçeli olarak karşılayacak şekilde karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı ve davacı yararına takdir edilen 375.000.000 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa, davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 27.01.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy