(2942 S. K. m. 4, 10, 19)
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasası'nın 4650 Sayılı Yasa'yla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz mal üzerinde irtifak hakkı tesisi için irtifak kamulaştırma bedelinin tespitiyle, bu bedelin peşin ödenmesi karşılığında irtifakın tapuda idare adına tescili istemine ilişkin olup, Kamulaştırma Yasası'nın 4650 Sayılı Yasa'yla değişik 19. maddesi hükmüne dayanılarak açılmıştır.
Mahkemece davanın kabulüyle, dava konusu edilen taşınmazın 309 m2'lik hat altına isabet eden bölümün irtifak hakkı tesisi kamulaştırması nedeniyle davacı TEİAŞ adına tapuya kayıt ve tesciline, kamulaştırılan taşınmaz bedeli olarak 23.323.000 TL.nın davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
Hükmü temyiz eden açısından; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
2942 Sayılı Kamulaştırma Yasası'nın 4650 Sayılı Yasa ile değişik 19. maddesi tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz malın kamulaştırmayı yapan idare adına tescilini düzenlemekte olup, irtifak hakkı tesisi ile ilgili bir hüküm içermemekte ise de anılan yasa mülkiyet kamulaştırması hakkında olduğu kadar, irtifak hakkı kurulmasına ilişkin hükümleri de kapsamaktadır. Yasa'nın 4. maddesi kamulaştırma yoluyla irtifak hakkı tesis edilebileceğini öngördüğüne göre, mülkiyet kamulaştırmasına ilişkin kuralların kısmen de olsa irtifak kamulaştırmaları hakkında da uygulanması gerekir. irtifak hakkının. tapuya tescil edilebilmesi için de taşınmazın tapuda kayıtlı olması zorunludur. irtifakla ilgili kamulaştırma, taşınmazın zemininin mülkiyetine ilişkin bulunmadığından idarenin zilyet adına hareketle mülkiyeti tapu siciline onun lehine tescil ettirip üzerine irtifak tesisi imkanı da yoktur.
Mahkemenin tescile ilişkin kararlarının kesin olması, sadece kamulaştırılan tapulu taşınmazların Yasa'nın 10'uncu maddesine göre- tesciline ilişkin hükümler bakımından söz konusu olup, tapuda kaydı bulunmayan taşınmazların 19. madde uyarınca idare adına tesciline ilişkin kararların kesin olacağına dair yasada bir hüküm yer almadığından bu tür tescil kararlarının temyizinin mümkün olduğunun kabulü gerekir.
Bu durumda tapuda kayıtlı bulunmayan taşınmazda -mülkiyet kamulaştırılması istenilmiş gibi- irtifakın geçtiği bölümün idare adına tesciline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.2.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy