(1086 S. K. m. 427) (634 S. K. m. 35)
Dava: Dava dilekçesinde hesapların incelenmesi, zimmetteki paranın tespiti ile hisse oranında ödenmesi ve 500.000.000 TL değer kaybının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece değer kaybına ilişkin dava atiye terk edildiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına ve belgesi olmayan harcamalardan davacının payına düşenin davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: 1-) Temyiz yoluna başvuranlardan davalı M. Ş. yönünden hüküm altına alınan miktar 40.000.000 TL.'nın altındadır.
HUMK.'nun 427. maddesi uyarınca bu gibi kararlar kesin olup temyiz yoluna başvurulamayacağından adı geçen davalının temyiz isteminin REDDİNE,
2-) Davalı M.A.B.'in temyiz istemine gelince;
Davacı dava dilekçesinde, davalı M.A.B.'in yönetimde görevli olduğu 2000 yılı dönemi içinde kat maliklerinden tahsil ettiği paraların bir kısmının hesaplara geçirilmeden zimmetinde bulundurduğunu ileri sürerek bu paradan payına düşen kısmının kendisine ödenmesini istemiştir.
Kat malikleri kurulunca alınan 4.3.2002 günlü karar içeriğinden 2000 yılı için S.A. adlı kişinin yönetici ve davalı M.A.B. ile Ş.T.'un da yönetici yardımcılıklarına seçildikleri anlaşılmaktadır. Buna göre, anataşınmaz, adı geçen kişilerden oluşan yönetim kurulunca yönetilmektedir. Yönetici yardımcısı durumundaki davalının, ortak giderlerin toplanması, harcanması ve hesaplara geçirilmesi işlerini yapmakla görevlendirilmiş olduğu, hesap işlemlerinden salt bu kişinin sorumlu tutulduğu yolunda dosya içerisinde herhangi bir belge ve bilgiye rastlanmadığı gibi, bu konuda alınmış kat malikleri kurulu kararının varlığı da araştırılmamıştır. Yönetimin hesaplarından ve yaptığı işlemlerden öncelikle yöneticinin ve yönetimi oluşturan kişilerin (yönetici ve yardımcıların) birlikte sorumlu oldukları hususu da göz önünde bulundurularak, yukarıda değinilen eksikliğin giderilip davalı M.A.B.'in dava konusu edilen döneme ilişkin hesaplardan tek başına sorumlu olmadığının saptanması durumunda işin niteliği de dikkate alınarak yöneticinin ve diğer yönetici yardımcısının da yöntemince davaya dahil edilip bundan sonra oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy