(2942 S. K. m. 29)
Dava: Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması ise davalı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davacı Vek. Av. A. K. Öner geldi. Davalı adına gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi kurulu raporu hükme yeterli değildir.
Şöyle ki;
1- Bilirkişi kurulunun emsal aldığı 6506 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 25.8.1995 tarihli 8.500.000.000 TL. bedelli satış işlemine ait tapu kayıt örneğinin satış işleminin taraflarını da gösterir biçimde dosyaya getirtilmesi ve raporun denetlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2- Somut emsal alınan 6506 ada 2 parsel sayılı taşınmaz ile davaya konu 301 ada 31 parsel sayılı taşınmazın 2003 yılı emlak vergisine esas asgari arsa m2 değerlerinin belediye başkanlığından sorulması ve bu değerlerin birbirine oranına nazaran bilirkişi kurulu raporundaki dava konusu taşınmazın emsalden %60 oranında üstün olduğu belirlemesinin makul ve kabul edilebilir olup olmadığının denetlenmemesi ve bu denetim sonucu fahiş farklılık olduğunun tespiti halinde giderilmesi için ek rapor alınması gerektiğinin dikkate alınmaması,
3- Somut emsal alınan 6506 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 25.8.1995 tarihinden önce, davaya konu 301 ada 31 parsel sayılı taşınmazın 10.12.2003 tarihinden önce belediye tarafından yapılmış imar düzenlemesi çalışması sonucu oluşmuş parseller olup olmadığının belediye imar ve tapu sicil müdürlüklerinden sorulması ve emsalin imarlı, dava konusu taşınmazın imarsız olduğunun tespiti halinde, belirlenen m2 değerinden İmar kanununun değişik 18/2 maddesi gereğince düzenleme ortaklık payına tekabül edecek oranda ( %40'a kadar) indirim yapılması hususunda ek bilirkişi raporu alınması gerektiğinin düşünülmemesi,
4- Mahkemece tespit edilen ve bankaya yatırılmış olan bedelin, malike ödenmesine de karar verilmemiş ve bu hususta bankaya yazı yazılmamış olması,
5- 4650 Sayılı Yasayla değişik Kamulaştırma Yasasının 29.maddesi gereğince davacı idare üzerinde bırakılması gerektiği düşünülmeden, harç ve giderlerin davalı malike yükletilmesi,
6- Kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmaz malın idare adına tapuya tescili davalarının niteliği gereği harç ve avukatlık ücretlerinin maktu olarak belirlenmesi gerekirken nispi tarifeler üzerinden hesaplanıp hükmedilmesi,
7- Kendisini vekille temsil ettirmiş olan davalı malik yararına da maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemiş olması,
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı yararına takdir edilen 400.000.000 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 08.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy