(2942 S. K. m. 17)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırılan taşınmazın 2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 17.maddesi uyarınca tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 156 ada 53 parselin kamulaştırılan 11.028,71 m2'lik kısmının Kamulaştırma Yasasının 17.maddesi uyarınca davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tescili isteminde bulunmuş; mahkemece taraflarca anlaşılan bedelin davacı tarafından yatırılmadığı ve kamulaştırılan kısmın alanının belirlenemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kamulaştırma Yasasının 17.maddesinin birinci fıkrasında, tebliğ edilen kamulaştırma işlemine karşı idari ve adli yargıya başvurulmadığı veya bu konuda açılan davaların kesin olarak sonuçlandığı ancak taşınmaz mal sahibinin ferağ vermediği hallerde, takdir edilen ve artırılan bedelin tamamı milli bankalardan birine yatırılarak makbuzu ilgili belge örnekleriyle birlikte mahkemeye verilir. Mahkeme iki tarafı davet ederek, gelmemeleri halinde gıyaplarında, belgeleri inceleyerek; kamulaştırma usulüne uygun tamamlanmış ise, taşınmaz malın kamulaştırma yapan idare adına tesciline karar verir ve tapu dairesine bildirir, hükmü yer almaktadır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden kamulaştırmayı yapan idarece kamulaştırma bedelinin 18.3.2002 tarihinde "Konya Vakıfbank Nalçacı Şubesine" yatırıldığı ve hesap üzerinde herhangi bir kısıtlama olmadığı anlaşıldığından ve bu durumun davalı tarafça en geç dava üzerine öğrenilmiş bulunduğu da gözetildiğinde mahkemenin bu konudaki gerekçesi yerinde görülmemiştir.
Kamulaştırılan alanın belirsizliği yönünden de mahkemece, dava ekonomisi de gözetilerek davacı tarafın açıklamasına başvurulmak suretiyle ve varsa kamulaştırma krokisi de getirtilip taşınmazın kamulaştırılan kesimi tespit edilmeli, bu surette kamulaştırılan kısmın tespiti mümkün olmadığı takdirde, yerinde uzman bilirkişi marifetiyle keşif yapılarak kamulaştırılan alan belirlenmeli ve bu husus Yargıtay denetimine de imkan verecek şekilde ölçekli krokiye bağlanıp hasıl olacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy