(1587 S. K. m. 16)
Dava: Dava dilekçesinde kaydın düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkil Hüseyin ile eşi Aysel'in evliliklerinden Gönül, Mehtap, İbrahim, Meltem adlı 4 çocuğu olmasına karşın nüfus kütüğüne bunlar dışında Hasan, Mehmet, Gülden ve Kemal adlı 4 çocuğun daha kayıt edildiğini, bu sonuncu çocukların gerçekte doğmamış ve yaşamamış olduklarını ileri sürerek bunların nüfus kaydından silinmesi suretiyle kaydın düzeltilmesini istemiştir.
Yukarıda özetlenen dava dilekçesi içeriğinden, davanın gerçekte var olmayan kişilerin nüfus kütüğündeki kayıtlarının silinmesi ( iptali ) istemine ilişkin bulunduğu ve davayı ( taraflar arasındaki uyuşmazlığı ) nitelendirmenin mahkemenin görevi kapsamında bulunduğu gözetilerek tüm kanıtların toplanıp oluşacak sonuca göre işin esası hakkında hüküm kurulması gerekirken davacının isteminin kayıt tashihi olduğu ve tashih davası ile de düzeltilecek bir hususun da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy