(634 S. K. m. 20, 22)
Dava: Dava dilekçesinde itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava, ortak gider alacağı ile igili icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir.
Mahkemece, tapu kaydına göre davalı Muharrem'in anataşınmazda bağımsız bölüm maliki olmadığı, davacı vekilinin ileri sürdüğü gibi 11 nolu bağımsız bölümün tapuda kayıtlı bulunmadığı böylece davacı vekilinin kendisine tanınan kesin süre içinde davalıya hangi yasal sebeple husumet yönetildiğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kat Mülkiyeti Yasasının anataşınmazın genel giderlerine katılma ile ilgili 20. maddesinde kat maliklerinden her birinin ortak giderlere katılmakla yükümlü oldukları ortak giderlerin teminatı başlığını taşıyan 22. maddesinde ise bir kat malikinin 20. maddesi uyarınca payına düşecek gider ve avans borcundan gecikme tazminatından onun bağımsız bölümünde kira sözleşmesine, oturma ( sükna ) hakkına veya başka bir nedene dayanarak devamlı bir biçimde yararlananların da birlikte ve müteselsilen sorumlu bulundukları öngörülmektedir. Dava ortak gider alacağı ile ilgili icra takibine yapılan itirazın iptali olduğuna göre davaya konu edilen borcun borçlusunun kat mülkiyetli anataşınmazda salt kat maliki olması ( belli bir bağımsız bölümün maliki bulunması ) gerekmez. Borçlunun, anataşınmazın ortak alanlarında ( bahçesinde veya terasında ) projeye ayıkırı olarak inşa edilmiş ve her nasılsa arsa payına bağlanmamış mesken, dükkan, depo vs. gibi bir bağımsız bölümden herhangi bir nedenle sürekli bir şekilde faydalanmış olması anılan yasanın 22. maddesi uyarınca onun ortak gider borcundan kıyasen sorumlu tutulması için yeterlidir.
Somut olayda; konunun yukarıda açıklanan yasa maddeleri çerçevesinde değerlendirilmesi, bu cümleden olarak davalı Muharrem'in bağımsız bölümlerden birinin tapuda kayden maliki olmasa bile fiilen ve sürekli bir şekilde herhangi bir bağımsız bölümde faydalanıp faydalanmadığının saptanması, bu bağlamda yönetimden gerekli belge ve bilgilerin ( defter ve kayıtların ) getirtilip incelenmesi ve oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken ortak gider borçlusunun kat maliki olmadığı gerekçesiyle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 1.4.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy