(2942 S. K. m. 11)
Dava: Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasası'nın 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hükmün temyiz incelemesi davalı ile davacı vekili tarafından incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise davalı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davalı vekili Av. Üstün Erez ile davacı vekili Av. Güner Ova geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de alınan bilirkişi raporları hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
Dava konusu taşınmaz tarım arazisidir. Kamulaştırma Yasası'nın 11. maddesinin (f) bendinde arazi nitelikli taşınmaz malın (değerlendirme) tarihindeki mevkii ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelire göre değerinin belirleneceği öngörülmektedir. Bu yöntemle taşınmazın değerinin saptanmasında münavebeye alınacak ürünler yönünden kuru ya da sulanan tarım arazisi niteliğinde olup olmaması önem taşır. Bilirkişi kurullarının asıl raporlarında dava konusu taşınmazın yakınından akarsu geçtiği açıklanarak taşınmaz sulu tarım arazisi olarak kabul edilmek suretiyle bu niteliğine göre değer biçilmiş ise de davacı idarenin 3083 Sayılı Tarım Reformu Kanunu gereğince devlet tarafından sulanmayan arazilerin sulu arazi sayılamayacağı, itirazı doğrultusunda mahkemece bilirkişi kurullarından taşınmazı kuru tarım arazisi olarak değerlendiren ek raporlar düzenlenmesi istenmiş ve bu raporlara göre hüküm kurulmuştur.
Dava konusu taşınmazın yakınından geçen akarsudan fiilen sulanıp sulanmadığı suyun taşınmazın tamamının sulanmasında her mevsim için yeterli olup olmadığı, gelen suyun hangi sistemle (doğal akışı, motopomp veya başka bir sistem) taşınmaza ulaştığı ve bunun gerektirdiği giderlerin üretim giderlerine yansıtılması gerektiği hususları ayrıntılı bir biçimde araştırılıp saptanmadan ve taşınmazın 3083 sayılı Kanuna tabi olmamasının Kamulaştırma Yasası yönünden de susuz arazi olarak kabulünü gerektirmediği dikkate alınmadan değerlendirme yapılmış olması doğru görülmemiştir.
Mahkemece açıklanan hususlarda bilirkişi kurullarından ek raporlar alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı yararına takdir edilen 375.000.000 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 02.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy