(634 S. K. m. 19)
Dava: Dava dilekçesinde projeye aykırılığın giderilmesi ile eski hale getirme istenilmiştir. Mahkemece, davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Kat Mülkiyeti Yasasının 19. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesine göre. Madde hükmünden de anlaşılacağı üzere bu iş için öteki kat maliklerinin rızasının alınmasına gerek yoktur. Ancak, yapılan bu işlemlerin anayapıya zarar verecek nitelikte olmaması ve doğaldır ki anataşınmazın ortak yerlerine müdahale etmemesi gerekir.
Anataşınmazın yerinde yapılan inceleme sonunda düzenlenen bilirkişi raporu ve ek raporunda davalıya ait 7 nolu bağımsız bölümde mutfak ile WC arasındaki ve antre girişindeki iki adet 11 cm'lik yarım tuğla duvarın kaldırıldığı saptanmış ise de, bu değişikliğin anayapının taşıyıcı sistemlerine (statiğine) zarar verip vermediği hususunda herhangi bir açıklama yapılmadığı gibi, ülkemizin genel olarak deprem kuşağında kaldığı da dikkate alınarak, dava konusu bağımsız bölümdeki duvarların kaldırılmış olmasıyla oluşturulan boşluk alanların deprem yüklerinin düşey taşıyıcı sistem elemanlarına güvenle aktarılmasını güçleştiren döşeme boşlukları yaratıp yaratmadığı, başka bir anlatımla bağımsız bölümler içinde yapılan böyle bir değişikliğin yığma cinsli anayapının olası bir depreme dayanıklılığını olumsuz yönde etkileyip etkilemeyeceği konusunda bilirkişilerce, 1.1.1998 tarihinde yürürlüğe giren Deprem Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde gerekli inceleme ve hesaplamaya yer verilmediği anlaşılmaktadır.
Öte yandan, Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamalarında, onaylı projesine aykırı olarak anataşınmazda yapılan onarım, tesis ve değişiklikler nedeniyle el atmanın önlenmesinin sözkonusu olduğu davalar bakımından verilecek kararların uygulanmasında duraksamaya meydan verilmemesi için bilirkişi tarafından saptanan aykırılıkların, projedeki durumla birlikte gösterildiği ölçekli bir krokiye bağlanması aranmaktadır.
Bu durumda mahkemece, bilirkişiden yukarıda açıklanan esasları içeren ek rapor alındıktan ve dava konusu edilen tüm değişiklikleri gösteren kroki de çizdirildikten sonra, davalının kendi bağımsız bölümü içinde gerçekleştirdiği değişikliklerin (kaldırılmış olan ara duvarların) anayapının statiğine zarar vermediği ve depreme dayanıklılığını olumsuz yönde etkilemediği açıkça saptandığı takdirde davanın reddi aksi takdirde kabulü gerekirken bu yönlerde inceleme yapılmadan değişikliklerin kat maliklerinin oybirliği ile aldıkları bir karara dayanmadığı gerekçesi ile eski hale getirilmesine karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Bu itibarla, yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nın 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy