(634 S. K. m. 33) (1086 S. K. m.163)
Dava dilekçesinde karar iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay Kararı
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davada, yönetici atanmasına ilişkin 21.11.2000 tarihli kat malikleri kurulu kararının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenilmiş mahkemece; 4.12.2003 tarihli oturumda davaya dayanak yapılan kararın içinde yer aldığı karar defterini ibraz etmesi için bir sonraki oturuma kadar davacıya kesin önel verilmiş, 10.2.2004 günlü oturumda davacının, defteri ibraz edemediğini bildirmesi üzerine bu kez kesin önele uyulmadığı gerekçe yapılarak davanın reddine karar verilmiştir.
HUMK'nun 163 ve müteakip maddelerine göre, hakimin bir işlemin yapılması yönünde kesin bir süre tayin edebilmesi için o işlemin kendisine süre verilen tarafın yapabileceği diğer bir ifade ile onun ihtiyarında olan bir işlem olması gerekir.
Somut olayda hakimin istemiş olduğu defterler davacıda bulunmadığından ve bunların mahkemeye ibrazının davacının yapabileceği bir işlem olmadığından, verilen süre içerisinde bu defterler getirilmediğinden bahsedilerek davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi mahkemece incelenmesine gerek görülen karar defterinin yönetici olan davalı taraftan gerektiğinde zabıta aracılığı ile istenilip getirtilmesi mümkün ve gerekli iken bu işin yapılmasının davacıya yükletilmesi suretiyle kesin önel verilmesi yoluna gidilmesi ve bunun sonucu olarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy