(634 S. K. m.20) (1136 S. K. m.168)
Dava: Dava dilekçesinde itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi, içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara kararın dayandığı kanıtlarla gerektirici yasal nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1- Kat Mülkiyeti Yasasının 20. maddesi hükmüne göre aralarında başka türlü anlaşma olmadıkça ortak gider ve avans payını zamanında ödemeyen kat maliki ödemede geciktiği günler için aylık % 10 hesabıyla gecikme tazminatı ödemekle yükümlüdür. Yargıtay'ın kararlık kazanmış uygulamalarında taşınmazdaki tüm maliklerin katıldığı kat malikleri kurulunca oybirliği ile verilmiş bir karar ya da yönetim planında özel bir hüküm olmadıkça gecikme tazminatının yasada öngörülen % 10 oranı esas alınarak hesaplanıp tahsili gerektiği kabul edilmektedir. Somut olayda, geri çevirme kararı ile getirtilen kat malikleri kurulu kararının oybirliğine dayalı olmadığı görülmüş ve yönetim planında da bu hususta özel bir hüküm bulunduğu yolunda bir sav ileri sürülmemiş olup, davalının % 15 oranında gecikme tazminatı uygulanmasını kabul ettiğini gösteren imzalı bir kanıt da ortaya konulmamıştır. Bu durumda gecikme tazminatının yasada öngörülen % 10 oranı üzerinden hesaplanması gerekirken geçerliliği ve bağlayıcılığı olmayan kat malikleri kurulu kararına dayanılarak % 15 oranı uygulanmak suretiyle gecikme tazminatı uygulanmış olması,
2- Yukarıda anılan madde uyarınca ortak gider ve avanslar üzerinden gecikme tazminatına başlangıç tarihi olarak, işletme projesi davalıya tebliğ edilmişse bu tarih, eğer alacak kat malikleri kurulu kararından kaynaklanmakta ise ve bu karar da davalının imzasının bulunması halinde kararın alındığı gün, imzası bulunmuyorsa kat malikleri kararının tebliğ edildiği ya da borcun herhangi bir şekilde davalıya bildirildiği tarih esas alınır.
Somut olayda takip konusu alacağın dayanağı olan kat malikleri kurulu kararları ve yönetim kurulu kararlarının davalıya tebliğ edilip edilmediğinin tespiti bakımından, yeterli inceleme yapılmadan ödenmeyen ortak gider alacakları için ait oldukları aylardan itibaren % 15 oranında gecikme tazminatı hesaplanması,
3- Avukatlık Yasasının 168. maddesinde, yargı yerlerindeki işlemlerle diğer işlemlerden alınacak Avukatlık Ücretinin asgari haddini gösteren Avukatlık Asgari Ücret tarifesinin hazırlanacağı öngörülmüş olup, bu ücrete Katma Değer Vergisi uygulanacağına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Mahkemeler, yasa hükümleriyle bağlı olup yasada öngörülmeyen bir hususu düzenleyen tarifeye göre karar vermeleri hukukun genel kurallarına aykırılık teşkil eder. Buna göre mahkemece salt Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde gösterilen avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken, yasada öngörülmeyen Katma Değer Vergisinin de ücrete eklenmesi yolunda hüküm kurulması, doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nın 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 29.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy