(634 S. K. m. 10, 12, 13, 33, 46)
Dava: Dava dilekçesinde Kat Mülkiyeti Yasasının 33. maddesi gereğince hakimin müdahalesi ile davalıların red oylarının iptali ve binanın yıktırılıp yeniden yaptırılmasına karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hükmün temyiz incelemesi davalılar vekillerince ayrı ayrı, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise davalı Beratiye Meter vs. vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalı Vekili Av. M.A. ile aleyhine temyiz olunan davacı Vekili Av. A.D. geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kâğıtlar okunarak, gereği düşünüldü:
Karar: Davada, üzerinde kat mülkiyeti kurulu ana yapının çeşitli nedenlerle yıpranmış ve depreme dayanıksız hale gelmiş olduğu, kat maliklerinin rıza gösterdiği, davalıların red oylarının iptali ile genel hükümler ve hakkaniyet kaideleri gereğince ana binanın müteahhide verilip kat karşılığı olarak yeniden yapılmasına karar verilmesi istenilmiştir.
Kat Mülkiyeti Yasasının 13. maddesi hükmüne göre, kural olarak üzerinde kat mülkiyeti kurulmasına elverişli yapı veya yapıların bulunduğu ana gayrimenkulde kat mülkiyetinin, taşınmazın malik veya paydaşları tarafından 12. madde hükmü uyarınca hazırlanacak belgelerle birlikte ilgili tapu sicil müdürlüğüne müracaat edilerek sözleşme düzenlenmesi ve bu sözleşme çerçevesinde tapuya tescil edilmesi suretiyle kurulması gerekir. Aynı yasanın 10. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca da bu nitelikte bir yapının bulunduğu taşınmazın paydaşlarının kendi aralarında anlaşamamaları halinde bunlardan birisinin başvurusu üzerine ortaklığın giderilmesine yönelik olarak verilecek mahkeme hükmüyle de kat mülkiyeti kurulması olanağı mevcuttur.
Yasanın açıklanan bu hükümleri çerçevesinde tesis olunan kat mülkiyetinin sona ermesi anılan Yasanın 46 ve müteakip maddelerinde öngörüldüğü üzere ancak kat maliklerinin tamamının istemesi üzerine kat mülkiyeti kütüğündeki sicil kaydının silinmesi yada ana yapının tümünün harap olması durumunda mümkündür. Bunlar dışında kat maliklerinden birisinin istemiyle hakimin, kat maliklerinin iradesi yerine geçerek yapının eskimiş ve depreme dayanıksız olduğu nedeniyle dayalı olarak kat mülkiyetinin sona erdirilmesi veya aynı sonucu doğuracak şekilde ( bütün paydaşların onayını gerektirmesine karşın ) binanın yıkılması ve yerine yeni bina inşa edilmesi yolunda karar vermesine yasal olanak bulunmamaktadır.
Kat mülkiyetli binanın dayanıklılık itibariyle yetersiz ve buna bağlı olarak da oturulamaz durumda olduğu iddiasının, imar mevzuatı hükümleri çerçevesinde yetkili idari mercilerce değerlendirilip kullanma izninin iptaline veya ana yapının yıkılmasına gerek olup olmadığının takdiri gerekir.
Öte yandan, ana yapının depreme dayanıksız bulunması halinde bunun güçlendirilmesini kat maliklerinin her birisi diğer kat maliklerinden isteme hakkına sahip olduğu gibi bu isteminin kabul edilmemesi durumunda bu konuda dava yoluyla hakimin müdahalesini de talep edebilir. Ana yapının güçlendirilmesinin ekonomik olmaması, kat maliklerinin tümünün rızası sağlanmadan binanın yıkılmasını gerekli ve haklı kılamaz.
Açıklanan nedenlerle, mahkemenin görevi dışında kalan konudaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yasal şartlar oluşmadığı halde Mahkemece kat maliklerinin iradesi yerine geçip kat mülkiyetini sona erdirecek şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 01.06.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy