(2942 S. K. m. 11)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü:
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de, gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki;
2942 S. Kamulaştırma Kanununun 4650 s. Kanun ile değişik 11. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca arsa niteliğindeki taşınmaz malın değeri dava gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanır ve bilirkişi kurulunca düzenlenecek gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayanılarak kamulaştırma bedeli tesbit edilir. Bu madde hükmüne göre arsaya değer biçilirken emsal satışın yöredeki rayice (sürüm değerine) uygun bulunması koşulunun özellikle göz önünde bulundurulması zorunludur.
Öte yandan; Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamalarında açık artırma (ihale) yoluyla yapılan satış işlemlerinin en uygun emsal olacağı kabul edilmektedir. Bilirkişi kurulları tarafından incelenen ve davacı belediye tarafından açık artırma (ihale) yoluyla yazılan satışlarda güncelleştirilmiş, haliyle 7.000.000 TL/m2 ile 18.000.000 TL/m2 bedeller ortaya çıkmıştır.
Belediyeye ilişkin bu taşınmaz satışlarının -geçersizliği kanun çerçevesinde ileri sürülüp iptali de sağlanmadığı cihetle- eksiksiz olarak tapuya yansıtıldığının ve bu bedelin taşınmazın gerçeğe en yakın değeri olduğunun kabulü ile değerlendirmenin bu satışlardan en uygun olanının somut emsal alınması suretiyle yapılması gerekmektedir.
Mahkemece, bu hususlar dikkate alınmadan ve Tapu Sicil Müdürlüğünden emsal olarak dosyaya getirtilen tabu kayıtlarına göre aynı nitelikteki taşınmaz satışları arasından rayice (sürüm değeri) uymadığı, normal koşullarda bir alım-satım olmadığı, özel amaçlı bir satış işlemi niteliği taşıdığı benzeri satışlarda gerçekleşen bedellerin karşılaştırılmasıyla açıkça anlaşılan bir taşınmaz satışının somut emsal olarak alınması suretiyle değerlendirme yapan bilirkişi raporlarına dayanılarak karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy