(1086 S. K. m. 43)
Dava dilekçesinde eski hale getirme ve kal istenilmiştir. Mahkemece davanın davalı Fikriye Özekici yönünden husumet nedeniyle reddi ile diğer davalılar yönünden kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar Jale Hür ile Sümer M. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra (...) gereği düşünüldü.
Davada ana gayrimenkul de ki üç ayrı bağımsız bölümün bir kısım balkon ve pencerelerinin demir parmaklık, camekan ve sabit tesis niteliğinde panjurla projeye aykırı olarak kapatıldığı ileri sürülerek bu değişikliklerin eski hale getirilmesi ve kal'i istenilmiştir.
Mahkemece tapu kaydına göre kat maliki olmadığı anlaşılan davalı Fikriye Özekici hakkındaki davanın pasif husumet ehliyetinin yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden de bilirkişi raporundaki saptamalar esas alınarak aynen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar Jale Hür ve Sümer M. vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı Jale Hür'ün temyizi yönünden:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici sebeplere göre, yerinde itirazlarının reddi ile usule ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
Davalı Sümer M. temyizine gelince:
Dava konusu 8 numaralı bağımsız bölümün mülkiyeti dosyadaki tapu kaydına göre O. Saim M'ye ait olup dava Sümer M. aleyhine açılmıştır. Adı geçen davalı, davaya karşı savunmada bulunmadığı gibi, duruşmalara da katılmamış, ancak temyiz dilekçesinde vekili, dava konusu yerin babalarından müvekkili ile diğer mirasçılara intikal ettiğini, bu nedenle onların da davaya katılmaları gerektiğini bildirmiştir.
Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre muristen intikal eden mallara elbirliği mülkiyeti hükümlerine göre malik olan mirasçıların arasında HUMK' nun 43. maddesine göre zorunlu dava arkadaşlığı mevcut olup men'i müdahale istemiyle haklarında açılacak davalarda husumetin bunların tamamına yöneltilmesi gerekir.
Bu bağlamda somut olayda adı geçen davalının dava konusu bağımsız bölümle mülkiyet ilişkisini gösteren mirasçılık belgesinin ve buna göre varsa davalı ile birlikte mirasçı sıfatıyla elbirliği halinde malik bulunanların da davaya katılmaları sağlandıktan sonra tahkikatın tamamlanarak hasıl olacak duruma göre karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeden işin esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK' nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 23.2.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy