(634 S. K. m. 24)
Dava dilekçelerinde eski hale getirme ve tahliye istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine ve birleştirilen davanın konusu kalmadığından bir karar verilmesine yer olmadığına ilişkin verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı ilk dava dilekçesinde; davalılar Kendal Gülfidan ile Belma Gelecek aleyhine tapuda mesken olan bağımsız bölümün Radyoloji Laboratuarı olarak kullanıldığını ileri sürerek meni müdahale ve eski hale getirme davasını açmıştır. Bu davanın yargılaması sırasında yapılan keşifte dava konusu yerin davalılardan Kendal Gülfidan'ın kurmuş olduğu Artı Tanı Özel Sağlık Hizmetleri Ticaret Limitet Şirketi tarafından iş yeri olarak kullanıldığı anlaşılmış, bunun üzerine davacı 15.5.2003 günlü dilekçesiyle bu şirket hakkında da yukarıda birinci davada sözü edilen nedenlerle meni müdahale ve eski hale getirme davası açmıştır. Daha sonra her iki dava birleştirilmiş ve yargılamanın ilk dava dosyası üzerinden yürütülmesi sonucu mahkemece, birinci davada pasif husumet ehliyeti yokluğundan davanın reddine, ikinci davada ise davalı şirketin bu yerdeki faaliyetini sona erdirdiği kabul edilerek dava konusuz kaldığından bir karar verilmesine gerek olmadığına hükmedilmiştir.
Kat Mülkiyeti Yasasının 24 üncü maddesinin birinci fıkrasında anataşınmazın, kütükte mesken, iş veya ticaret yeri olarak gösterilen bağımsız bölümünde hastane, dispanser, klinik, poliklinik, ecza laboratuarı gibi müesseselerin kurulması kesin şekilde yasaklanmış; dispanser, klinik, poliklinik niteliğinde olmayan muayenehaneler bu hükmün dışında tutulmuştur. Şu kadar ki, Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre şirketlerin gerek merkezleri ve gerekse irtibat büroları da dahil faaliyet gösterdikleri tüm yerler, ticari işletmenin uzantısında bir işyeri niteliğinde olup doktor muayenehanesi gibi kabulü söz konusu olamaz. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre de, tapuda mesken olarak gösterilen bağımsız bölümde başkaca işyeri açılabilmesi için buna kat malikleri kurulunca oybirliği ile karar verilmiş olması gerekir.
Bu hükümler ve uygulama çerçevesinde, anataşınmazın mesken nitelikli bağımsız bölümünün başka amaçla kullanımından kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde öncelikle, bağımsız bölümde yapılan işin niteliği net ve doğru bir biçimde ortaya konulup belirlenmelidir. Yapılan iş, anılan yasa maddesinin ilk fıkrasında yasaklanan nitelikte bir iş ise, kullanıcının gerçek kişi ya da bunların kurduğu tüzel kişi olmasına bakılmaksızın meskenin bu yasak işte kullanılmasının önlenmesi gerekecektir. Maddenin ikinci fıkrası kapsamında iş veya ticaret yeri olarak kullanımın söz konusu olması halinde, kat malikleri kurulunca oybirliği ile verilmiş bir karar yoksa yine bu kullanım önlenip mesken haline getirilmesi yoluna gidilecektir. Meskenin gerçek kişi tarafından dispanser, klinik, poliklinik niteliğinde olmayan doktor muayenehanesi olarak kullanıldığının saptanması durumunda bu yerin (yönetim planında ya da kat malikleri kurulu kararıyla da yasaklanmamış ise) muayenehane olarak kullanılmasında sakınca bulunmamaktadır.
Somut olayda asıl davanın davalısı kiracı tarafından dava konusu meskenin tanı laboratuarı olarak kullanıldığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Bu bağlamda mahkemece;
1- Öncelikle asıl davadaki davalıların, dava konusu yeri kullandığı öne sürülen limitet şirketin ortakları veya yöneticileri olup olmadıkları, şirketin dava konusu yerdeki faaliyetini başka yere nakletmek veya fesih suretiyle bırakıp bırakmadığı, adresinin kayıtlı olduğu ticaret sicili, meslek odası ve diğer yerlerden sorulup ve de dava konusu yerde kullanılan tüm cihaz ve demirbaşların şirket kayıtlarından düşülüp düşülmediği araştırılarak, davalı şirketin ve ortaklarının dava konusu yerle irtibatlarının devam edip etmediğinin kesin olarak belirlenmesi, şirketin irtibatının sürdüğünün anlaşılması durumunda birleştirilen davanın kabulü yönünde hüküm kurulması,
2- Davalı şirketin dava konusu yerle irtibatının kesildiğinin tespiti halinde ise ilk davanın davalısı kiracı tarafından kullanılan böyle bir laboratuarın, daha çok münferit ve kişisel emeğe dayalı olarak faaliyet gösterilen doktor muayenehanesi olarak kabulünün mümkün olup olmadığı ya da Kat Mülkiyeti Yasasının 24. maddesinin birinci fıkrasında sayılan yasak işler kapsamına girip girmediği hususlarında yeniden ve konunun uzmanlarından oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulundan rapor alınması, ayrıca konunun Sağlık Bakanlığından radyoloji uzmanı doktorun muayenehanesinde muayene sözcüğünün ifade ettiği anlam çerçevesinde yapabileceği işlerin neler olduğunun, bu kapsamda hangi cihazları muayenehanede bulundurup kullanabileceğinin ve de tıbbi tanı cihazı bulundurma yetkisiyle ruhsatını almış bir laboratuarın, hasta yoğunluğu da dikkate alınarak yasada belirtilen dispanser, klinik, poliklinik niteliğinde olmayan muayenehaneler kapsamına girip girmeyeceğinin bildirilmesinin istenmesi, alınacak rapor ve cevap doğrultusunda oluşacak duruma göre yukarıda yapılan tüm açıklamalar da gözetilerek bir karar verilmesi,
Gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy