(634 S. K. m. 19, 42)
Dava: Dava dilekçesinde kat malikleri kurulu kararı iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde, kat malikleri kurulunun, 6.10.2003 tarihli toplantısında kararlaştırılan hususlardan anagayrimenkulün ortak yer nitelikli bahçe çevresinin demir parmaklık veya benzeri malzeme ile kapatılmasına ve bu iş için alınacak gidere ilişkin 5/b maddesi ile 6. maddesinin, tüm kat maliklerinin oybirliği sağlanmadığı gerekçesiyle iptali istenilmiştir.
Mahkemece ortak yerde yapılacak bu değişikliğin bütün kat maliklerinin muvafakatını gerektirdiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kat Mülkiyeti Yasasının 19. maddesine göre kural olarak kat maliklerinden herhangi birisi bütün kat maliklerinin rızası olmadıkça anagayrimenkulün ortak yerlerinde inşaat, onarım ve tesis yapması yasaklanmış ise de aynı yasanın 42. maddesinde, kat maliklerinin anagayrimenkulün ortak yerlerinde kendi başlarına bir değişiklik yapamayacakları vurgulandıktan sonra ortak yerlerin, veya bunları kullanmanın daha rahat ve kolay hale konulmasına veya bu yerlerden elde edilecek faydanın çoğaltılmasına yarayacak bütün yenilik ve ilavelerin kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğu ile verecekleri karar üzerine yapılabileceği öngörülmüştür. Somut olayda iptali istenen kat malikleri kurulu kararında bahçenin güvence altına alınması ve bahçeye her türlü müdahalenin önlenmesi amacıyla çevresinin demir veya benzeri malzeme ile güvence altına alınması kararlaştırılmış bulunduğuna göre, davacının işyerinin müşterilerinin giriş ve çıkışını engellememek kaydıyla bahçe çevresinin bu şekilde kapatılması yasanın yukarıda açıklanan 42. madde kapsamında kalması olasıdır. İptali istenilen karar, tamamı 14 olan bağımsız bölüm maliklerinin onikisinin katılımı ile yapılan toplantıda yedi bağımsız bölüm malikinin oylarıyla verilmiş ve karşı oy kullananlardan Güzide Öçgüden ile Saadet Kurt'un da mahkemeye sunduğu 7.10.2003 tarihli dilekçe ile çoğunluk kararını aynen kabul ettiğini bildirmiştir. Tüm kat malikinin olumlu oyunun varlığı gözetildiğinde yasanın 42. maddesinde aranılan sayı ve arsa payı çoğunluğu sağlanmış bulunmaktadır.
Bu duruma göre mahkemece yerinde bilirkişi incelemesi de yaptırtılarak bahçe çevresine davacının eczanesine müşteri girişini sağlamaya yeterli açıklık veya kapı bırakılmak suretiyle demir veya başka malzeme ile parmaklık yapılmasının 42. maddeye uygun bir değişiklik olup olmadığının incelettirilip alınacak rapor ve varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yukarıdaki hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy