(634 S. K. m. 19, 20)
Dava: Dava dilekçesinde alacak istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili tarafların müşterek malik olduğu apartmanın bakım ve onarımı için davacının toplam 17.625.000.000 TL. harcama yaptığını ayrıca kapıcıya 780.000.000 TL. ücret ve sigorta ödediğini açıklayarak davalı payına düşen 4.600.000.000 TL'nin tahsilini istemiş, davalı vekili yetki almadan keyfi olarak yapılan işlerin bedelini karşılamalarının mümkün olmadığını belirterek ret isteminde bulunmuş, mahkeme davayı kısmen kabul etmiş, karar davalı vekilince temyiz olunmuştur.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden ve özellikle bilirkişi raporundan apartmanın çatısında, dış cephesinde, balkonda bir takım işler yapıldığı ana kapının değiştirildiği kanalizasyon bağlantısının yenilendiği. bodrumda bir kapıcı dairesi inşa edildiği bunlardan, kapıcı dairesi dışındaki işlerin Bakırköy 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2000/1 esas sayılı dosyasında davacıya verilen yetki ile yapıldığı ve bu işlerin yapılmasında da zaruret bulunduğu anlaşılmaktadır.
Kat Mülkiyeti Yasasının 19. maddesi, kat maliklerinden birinin diğer kat maliklerinin tamamının yazılı iznini almadan ana taşınmazın ortak yerlerinde onarım, tesis ve değişiklik yapamayacağını, kat malikleri kurulu kararı ya da mahkeme kararına dayanılarak yapılan işlerin gerektirdiği giderlerden de kat maliklerinden her birinin yönetim planında öngörülen şekil ve oranda, yönetim planında hüküm yoksa anılan Yasanın 20. maddesi uyarınca arsa payları oranında sorumlu olacağını öngörmüştür.
Yönetim planında da ortak giderlerden kat maliklerinin sorumluluğu konusunda bir düzenleme bulunmadığı gibi bu hususta kat malikleri kurulunca verilmiş bir karar da bulunmamaktadır.
Binanın bodrum katında yapılan değişikliklerle ilgili olarak davalı tarafça verilmiş bir izin de yoktur. Bu bakımdan olayda bodrumdaki bu değişikliklerin projesine uygun olup olmadığı konusu önem kazanmaktadır.
Mahkeme bu hususta bir araştırma yapmamıştır. Davalının da bu konuda izni olmadığı dikkate alındığında davacının yapmış olduğu giderlerden, bu değişikliklerin projeye uygunluğu araştırılmadan sorumlu tutulması doğru değildir.
Öte yandan açıklandığı üzere yönetim planında ortak giderlerden kat maliklerinin sorumluluğu hususunda bir düzenleme olmadığı gibi bu konuda kat malikleri kurulunca verilmiş bir karar da bulunmadığından maliklerin sorumluluğu arsa paylan üzerinden hesaplanacaktır. Tapu kaydına göre davalının arsa payı toplamı 3/14 olduğundan giderlerden bu orana göre sorumlu tutulması gerekirken 1/4 oranında sorumlu tutulması da doğru görülmemiştir.
Mahkemece, ana yapının onaylı projesi getirtilip bodrumda yapılan değişikliklerin projeye uygun bulunduğunun saptanması halinde bunların gerektirdiği giderlerden de arsa payı oranında sorumlu tutulması, aksi halde bu değişikliklere ilişkin giderlerin düşülmesinden sonra yukarıda yapılan açıklamalar da gözetilmek suretiyle hesaplama yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy