(2942 S. K. m. 23)
Dava: Dava dilekçesinde Kamulaştırma Kanununun 23. maddesine göre taşınmazın geri alınması, tapu iptali ve tescil istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki;
Dava, belediye hizmet alanına ulaşım yolu açılmak üzere 25.5.1990 tarihli Belediye Encümen kararıyla kamulaştırılan 2441 parsel numaralı taşınmazın üzerinde 5 yıllık yasal süre içinde kamulaştırma amacına uygun hiçbir tesis yapılmadığından bahisle taşınmazın iadesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece mahallinde yaptırtılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna dayanılarak taşınmaz üzerinde 5 yıllık süre içinde kamulaştırma amacına yönelik hiçbir işlem yapılmadığı ve olduğu gibi bırakıldığı sonucuna varılıp davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kamulaştırma Yasasının 23. maddesinde kamulaştırma bedelinin kesinleşme tarihinden itibaren beş yıl içinde, kamulaştırmayı yapan idarece kamulaştırma amacına uygun hiçbir işlem veya tesisat yapılmaz veya kamu yararına yönelik bir ihtiyaca tahsis edilmeyerek taşımaz mal olduğu gibi bırakılırsa mal sahibinin kamulaştırma bedelini aldıkları günden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödeyerek taşınmaz malı geri alma hakkının varlığı kabul edilmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında da doğduğu tarihten itibaren bir yıl içinde kullanılmaması halinde de bu hakkın düşeceği öngörülmüştür. Aynı amacın gerçekleşmesi için birden fazla taşınmaz mal birlikte kamulaştırıldığı takdirde de bu taşınmaz malların bir bütün oluşturduğu kabul edilerek yukarıdaki hususların buna göre değerlendirilmesi gereği de aynı maddenin üçüncü fıkrasında hükme bağlanmıştır.
Yasanın öngördüğü bu süreler ve olumsuz koşulun gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi bakımından da sadece dava konusu edilen taşınmazın değil aynı amaçla kamulaştırılan diğer 37 adet taşınmazların durumunun bir bütün oluşturduğu dikkate alınıp buna göre inceleme yapılması gerektiği halde mahkemece birlikte kamulaştırılan parsellerle ilgili olarak bu yönlerde bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın dava konusu 2441 parselle ilgili bedel artırım davası açılmadığı yolundaki yazı yeterli görülerek karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bundan ayrı, yasanın öngördüğü 5 yıllık süre içinde salt tesis yapılıp yapılmadığı hususunun incelenip değerlendirilmesi yeterli olmayıp bu amaca yönelik olarak ödenek sağlanması, yatırım programına alınması, ihaleye çıkarma için izin, ihale yer teslimi gibi idari hazırlıklar, ifraz ve tevhit, kamulaştırılan alanın imar durumunda değişiklik yapılması ve imar düzenlemesi gibi hususlarda yürütülen işlemlerin ve yapılan yazışmaların da yasada öngörülen işlem kapsamında mütalaa edilmesi gerekirken mahkemece bu hususlarda araştırma yapılmadan taşınmazlarla ilgili hiç bir işlem yapılmadığı sonucuna varılması da yasaya uygun düşmemektedir.
Ayrıca bozmaya uyulduktan sonra bozma esaslarına uygun inceleme ve araştırma yapmak ve bozma ilamının gereğini yerine getirmek zorunludur.
Mahkemece, sözü edilen yasa hükmü gereği ve yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda aynı amaçla kamulaştırılan 37 adet parselin tamamının bir bütün oluşturduğu kabul edilerek, davanın süresinde olup olmadığı ve kamulaştırma amacına uygun bir işlem yapılıp yapılmadığı yönlerinden gerekli araştırma ve inceleme yapılarak oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMKnun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy