(634 S. K. m. 19)
Dava dilekçesinde bahçe duvarının yapım bedelinin tahsiline karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, ana taşınmazın batı ve güney cephesindeki parselden (kat farkı nedeniyle) kayan toprakların müvekkilinin bağımsız bölümüne kadar dayandığını, bu toprak kaymasının önlenmesi için araya istinat duvarının yapılması konusunda kat malikleri kurulunca 15.1.1998 ve 30.10.1998 tarihlerinde karar alınmış olmasına karşın bu karar gereğinin yönetimce yerine getirilmediğini, bağımsız bölümünün daha fazla zarar görmemesi için müvekkili tarafından kayan toprakların kaldırılıp istinat duvarı yapıldığını ve giderlerin diğer kat maliklerince ödenmediğini ileri sürerek davalı kat maliklerinin bu istinat duvarının yapımı için harcanan paradan paylarına düşeni ödemesine karar verilmesini istemiştir.
Kat Mülkiyeti Yasası'nın 19. maddesinin birinci fıkrası hükmüne göre kat malikleri ana taşınmazın bakımına ve sağlamlığını titizlikle korumaya zorunludur. Somut olayda toprak kaymasının ana yapıya zarar vermemesi için istinat duvarı yapılmasının gerekli olduğu kat malikleri kurulunca kabul edilip 15.1.1998 ve 31.10.1998 tarihli kurul kararlarında bu hususa açıkça yer verilerek ana yapının yanlarında toprak kaymasının önlenmesi için perde duvar çekilmesinin kararlaştırıldığı ve bu işin yapılması konusunda yönetim kuruluna yetki verildiği, buna karşın sözü edilen duvarın yönetimce yapılmaması ve davacının bağımsız bölüme kadar kayan toprağın zarar verecek duruma gelmesi üzerine davacının önlem olarak sözü edilen istinat duvarını yaptığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Yerinde yapılan inceleme sonunda düzenlenen bilirkişi raporunda da toprak kaymasının önlenmesi için davacının yaptığı duvarın nitelikleri ve maliyeti açıkça belirtilmiş, ek raporda da mevcut duvarın yararlı olmakla birlikte yeterli olmadığı, 1 m kadar daha yüksek ve 0,20 m kadar daha kalın yapılması gerektiği belirtilmiştir.
Yukarıda açıklanan hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacının yaptığı ortak duvarın toprak kaymasının önlenmesi açısından zorunlu olduğu, bu konuda kat malikleri kurulunca da karar alınıp böyle bir duvarın yapılmasına rızalarının bulunduğu saptanmakla ortak duvarın yapım giderlerinden tüm kat maliklerinin arsa paylan oranında sorumlu oldukları gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy