(2942 S. K. m. 11)
Dava: Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Kanunu'nun 4650 Sayılı Kanunla değişik hükümlerine dayalı olarak, kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1- Tapuda tarla olarak kayıtlı bulunan 16.394 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 4411 m2'si kamulaştırılmıştır. İdare tarafından yapılan kıymet takdirinde taşınmazın kamulaştırılan alanı üzerinde değişik yaş ve cinste toplam 25 adet ağaç tespit edilmiş olup, bilirkişilerce taşınmaz tarla olarak değerlendirilmiş, üzerindeki ağaçlara da ayrıca ve maktuen değer verilmiştir.
Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin birinci fıkrasının ( f ) bendi uyarınca tarım arazilerine olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelire göre değer biçilmesi gerekir. Bu duruma göre, bilirkişilerce de taşınmaz üzerinde tespit edilen kesim çağına gelmiş kavak ağaçları varsa bunların dışında kalan diğer ağaçların verim çağına gelmiş olanlarının sayılarına göre normal sıklıkta kaplayacağı alan belirlenip bu alanın karışık kapama meyve bahçesi, artan kısım var ise buranın da tarım arazisi özelliğine göre getireceği net gelir üzerinden bilimsel yolla değerinin bulunması gerekirken, kamulaştırılan alanın tamamını tarla kabul edip, ağaçlara da maktuen değer veren bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması,
2- Kamulaştırılan taşınmazın yola, yerleşim alanına, il merkezine yakın olması gibi nedenler objektif unsur değerlendirmesine konu edilebilir. Ancak bu unsurların pazarlama kolaylığı ile sınırlı olarak ve bölgenin şartlarına göre taşınmazın değerine % 20 oranında bir katkı sağlayacağı gözetilip buna göre hesaplama yapılması gerekirken mahkemece gerekçesi gösterilmeden objektif unsur nedeni ile artırıma gerek bulunmadığı sonucuna varılarak objektif artış uygulanmamış olması,
3- Tamamı 16.394 m2 olup 4411 m2'si kamulaştırılan taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan 11.983 m2'lik kısmında; yüzölçümü, geometrik durum ve konumu ile ülke düzeyinde müstakil tarım arazilerinin ortalama büyüklüğü dikkate alındığında tarımsal işletme bütünlüğü ve verimliliği etkilenmeyeceğinden üçe bölünen taşınmazdan artan küçük parça hariç diğer kısmında da, herhangi bir değer kaybı olmayacağı dikkate alınmadan % 5 değer kaybına uğrayacağından bahisle buna göre hesaplama yapan bilirkişi raporuna dayanılarak fazla kamulaştırma bedeli tespiti,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, İlçe Tarım Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak taşınmaz üzerindeki tespit edilen ağaçlardan verim çağına gelmiş olanların normal sıklıkta dikimleri halinde bir dekarda kaç adet olacakları ve bu meyve ağaçlarının ayrı ayrı dekara ortalama verim, ortalama kg. satış fiyatı ve üretim maliyetleri getirtilip, bilirkişi kurulundan yukarıdaki bozma nedenlerine göre düzenlenmiş ek rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 22.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy