(2004 S. K. m. 67, 169/A) (634 S. K. m. 20)
Dava: Dava dilekçesinde itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava, ortak gider (aidat) alacağı ile ilgili icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosyada toplanan belge ve bilgilerden özellikle bilirkişi raporu içeriğinden davalı kat malikinin takibe ve davaya konu edilen 130.000.000 TL. tutarındaki aidat borcundan 63.000.000 TL'sını icra takibinden önce 9.1.2003 tarihinde posta havalesi ile ödediği geriye kalan miktarı ise icra ödeme emrinin kendisine tebliğ edildiği 4.7.2003 tarihinden itibaren bu ödeme emrinde öngörülen 7 günlük süre içerisinde 8.7.2003 tarihinde icraya ödediği ve aynı gün icra müdürlüğüne verdiği itiraz dilekçesinde yukarıda belirtilen hususlara da değinerek borcunun bulunmadığını ileri sürdüğü anlaşılmaktadır. Saptanan bu durum karşısında davalının takibe konulan asıl borcunu ödediği gözetilerek buna göre bir karar verilmesi gerekirken itirazının iptaline ve 59.500.000 TL. borçlu olduğunun tespiti ile bu miktar üzerinden takibin devamına ve asıl alacak üzerinden %40 icra tazminatına hükmedilmesi,
Gecikme tazminatına gelince;
Kat Mülkiyeti Yasasının 20. maddesi hükmüne göre gider ve avans payının tamamını ödemeyen kat maliki ödemede geciktiği günler için aylık %10 hesabı ile gecikme tazminatı ödemekle yükümlü olup bu tazminatını başlangıcının hesaplanmasında borçlunun borcunu öğrendiği ve böylece temerrüde düştüğü tarihin esas alınması gerekir. Somut olayda davalıya dava konusu edilen aidat borcunu bulunduğu Adana 1.noterliğinin 26.12.2002 gün ve 28944 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile bildirilmiş olduğu anlaşılmış ve mahkemece de bu olgu kabul edilmiş bulunduğu cihetle davalının belirtilen ihbarnamenin kendisine tebliğ edildiği tarihten önce temerrüde düştüğü saptanmadıkça gecikme tazminatının bu tarihten başlatılması gerekir. O halde mahkemece davalının davaya konu aidat borcunu kendisine noter yoluyla yapılan ihtarnamenin tebliğ tarihinden önce öğrendiği ve daha önceden bilgisinin bulunduğu açıkça saptanmadan ödemesi gereken aylardan itibaren hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibarla gecikme tazminatına hükmedilmesi,
Diğer yandan;
Kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususta karar verilmemiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy