(2004 S. K. m. 67, 169/A) (634 S. K. m. 20) (1086 S. K. m. 428)
Dava: Dava dilekçesinde itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Kat Mülkiyeti Yasasının 20. maddesine göre ortak gider veya avans payını (kendisine yapılan tebligatla veya borçtan herhangi bir suretle haberdar olup da) ödemeyen kat maliki, ödemede geciktiği günler için aylık %10 hesabıyla gecikme tazminatı ödemekle yükümlüdür. Ortak gider veya avans payının varlığından haberdar olmayan kat maliki gecikme tazminatından sorumlu tutulamayacağından borçlunun, borcun varlığını öğrendiği halde ödemediğinin kanıtlanması gerekir.
Somut olayda 2000 yılı giderleri yönünden mahkemece gecikme tazminatına hükmedilmemiş ve bu husus davacı tarafça temyiz edilmemiş olduğundan inceleme dışı bırakılmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre 2001 yılı ortak giderlerini ödemeyen kat maliklerinin isim ve borç miktarlarını gösteren ve 2002 yılı aylık aidatlarını 30.000.000 TL. olarak belirleyen kat malikleri kurulu kararının 7.2.2002 tarihinde davalı K.Tarkan Bayraktar'a tebliğ edildiği anlaşılmış; 2003 yılı gider ve aidatları ile ilgili kat malikleri kurulu kararının alındığı toplantıya adı geçen davalının katılmadığı gibi kendisine kararların duyurulduğuna dair bir belge veya başkaca kanıt da ortaya konulmamıştır.
Bu durumda davalı Kemal Tarkan'ın 2001 yılına ve 2002 yılına ait aidatları yönünden 7.2.2002 tarihi esas alınmak suretiyle gecikme tazminatının hesaplanması, 2003 yılı aidatları bakımından da önceki yıldan daha düşük bir aidatın kararlaştırılamayacağı gözetildiğinde aylık 30.000.000 TL. si için yine asgari bu miktarı ödeyeceğini bildiği cihetle yine 7.2.2002 tarihi esas alınarak hesaplama yapılması, 2003 yılının bakiye aidatlarına da icra takibi üzerine ödeme emrinin tebliğ edildiği tarihten itibaren gecikme tazminatına hükmedilmesi gerekirken, borçluların tüm giderlerden ait oldukları aylarda temerrüde düştükleri kabul edilerek hesaplama yapan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda ek bilirkişi raporu alınıp hâsıl olacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy