(634 S. K. m. 19) (4721 S. K. m. 2)
Dava: Dava dilekçesinde eski hale getirme istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra davalı vekili dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde, davalının gömme balkonunu genişlettiği ve bu balkonun altını zeminden itibaren örerek kapalı alana dönüştürüp, depo olarak kullandığı, ayrıca bu çalışmalar sırasında çatıdan gelen su tahliye borusunun yanlış bağlanmasının davacının bağımsız bölümünde nemlenmeye neden olduğu ileri sürülerek sözü edilen projeye aykırılıkların kaldırılıp eski haline getirilmesi istenmiştir. Davalı, yaptığı değişikliklerin proje dışı olmakla birlikte içerisinde davacının da bulunduğu kat malikleri kurulu toplantısında alınan izin kararı uyarınca balkonunu genişletip, altını kapalı alan haline getirdiğini, davacının bu davayı açmakta iyi niyetli olmadığını öne sürerek davanın reddi gerekliğini savunmuştur.
Mahkemece yerinde yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, gömme balkonun yaklaşık olarak diğer balkonların seviyesine getirilmek suretiyle büyütüldüğü ve balkonun alt kısmında kalan alanın da etrafına duvar yapılarak kapalı hacim oluşturulduğu davalı tarafından yapılan bu değişikliğin projeye aykırı bulunduğu ve eski hale getirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, bu rapor doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kat Mülkiyeti Yasası'nın 19. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bir kat maliki, diğer kat maliklerinin rızası olmadıkça ana taşınmazın ortak yerlerinde inşaat, onarım, tesis ve değişiklikler yapamaz. Aksi halde buna rızası olmayan kat maliklerinden her birinin sulh mahkemesine başvurarak değişikliklerin eski hale getirilmesini isteme hakkı vardır. Buna göre mahkemece somut olayda öncelikle, davalının gerçekleştirdiği ileri sürülen değişiklikler konusunda davacı kat malikinin rızasının bulunup bulunmadığı ve dolayısıyla bu davayı açmakta iyiniyetli olup olmadığı saptanmalıdır.
29.09.1996 günlü kat malikleri kurulu toplantısında 5 nolu daire sahibi C.S.'nın mevcut balkonunu, apartmana mani olmadan (zarar vermeden) ve kirişlere bağlantı yapılmadan sağlam bir şekilde yapmasına izin verildiği; istinat duvarı ve balkonuna bağlantı yapılmasında sakınca olmadığı kararlaştırılmış, bu karara davacı kat maliki de olumlu oyu ile katılmış bulunmaktadır. Buna göre kararda davalının bağımsız bölümün ün mevcut balkonunu sözü edilen kararda belirtilen biçimde -ve bilirkişi raporunda belirtildiği üzere diğer bağımsız bölümlerin balkonlarının seviyesinde- genişletilmesine davacı kat malikinin izin verdiği (rızasının bulunduğu) cihetle bu konuda dava açmasının Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde öngörülen dürüstlük (iyi niyet) kuralıyla bağdaşmayacağı gözetilerek mahkemece salt izni aşan değişikliklerin (balkonun altının duvarla çevrilmek suretiyle oluşturulan kapalı alanın) projeye uygun (eski) hale getirilmesine karar verilmesi gerekirken, balkonun da eski hale getirilmesine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy