(634 S. K. m. 20) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Dava dilekçesinde 1.465.000.000 TL aidat ve katılım payının aylık %20 gecikme tazminatı ile birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki bilgi ve belgelere, kararın dayandığı kanıtlarla gerektirici yasal nedenlere ve özellikle kanıtların değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1- Kat Mülkiyeti Yasası'nın 20. maddesinin ikinci fıkrası hükmüne göre gider ve avans payının tamamını ödemeyen kat maliki ödemede geciktiği günler için aylık %10 hesabıyla gecikme tazminatı ödemekle yükümlüdür. Anılan Yasa maddesinde öngörülen gecikme tazminatı oranını değiştiren kat malikleri kurulu kararının davalı kat malikleri yönünden bağlayıcı olabilmesi için bu kararın ana taşınmazdaki tüm kat maliklerinin oybirliğiyle alınmış bulunması ya da onların da karara olumlu oy kullanmış olmaları gerekir. Somut olayda gecikme tazminatını aylık %20'ye yükselten 7.10.2001 günlü kat malikleri kurulu kararına davalı kat maliklerinin (doğrudan veya vekil aracılığıyla) katılıp olumlu oy kullandıkları yöntemince saptanmadan, 7.10.2001 tarihinden sonraki gecikme tazminatını aylık %10 yerine %20 oranı üzerinden hesaplayan bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulması,
2- Gecikme tazminatının başlangıcının belirlenmesinde, borçlunun borcunu öğrenip temerrüde düştüğü tarihin esas alınması gerekir. Buna göre davalı kat maliklerinin davaya konu edilen ortak gider (aidat ve avans-katılım payı) borçlarından haberdar oldukları (böyle bir borcun varlığını öğrendikleri) tarihin açıkça belirlenip, bu tarihten itibaren ödemede geciktikleri günler için gecikme tazminatına hükmedilmesi gerekirken, böyle bir araştırmaya gidilmeksizin borcun ait olduğu aydan itibaren gecikme tazminatı hesaplayan ve dolayısıyla denetime elverişli bulunmayan bilirkişi raporunun hükme esas alınması,
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 07.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy