(2942 S. K. m. 11)
Dava ve Karar: Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Kanununun 4650 S. Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasal gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Mahkemece iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, alınan raporlar hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
1- Bilirkişi raporlarında münavebeye alınan kuru fasulye ürününün sulu koşullarda değerlendirme tarihi (2003 yılı) itibariyle dekar başına ortalama verim, üretim gideri ve kg. başına toptan satış fiyatına ait veri listesinin İl Tarım Müdürlüğünden getirtilip raporların denetlenmemiş olması ayrıca buğday ürünü için dosyada mevcut İl Tarım Müdürlüğü verilerine göre dekar başına ortalama buğday verimi 500 kg olduğu durumda her iki raporda da 600 kg olarak alınmak suretiyle yüksek değere ulaşılmış olması,
2- Taşınmazın Kahramanmaraş-Kayseri karayoluna cepheli olması yerleşim merkezine yakın ve yaz aylarında mesire yörelerinden olan Tekir kasabasına 900-1000 mt mesafede bulunması çevresinde yapılaşmanın olması ulaşım ve pazarlama sorununun bulunmaması gibi nedenler objektif unsur değerlendirmesine konu edilebilir ise de, tarım arazisi olan dava konusu taşınmazdaki objektif değer artışına bu unsurların katkısının en fazla %20 oranını aşmayacağının düşünülmemesi,
3- 4650 s. kanun ile değişik Kamulaştırma Kanunu hükümleri ile hakime, adil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeli tesbit etme hak ve yetkisi verilmiş olmakla birlikte bu hak ve yetkinin kullanılmasında objektif davranılması ve bilirkişi kurulları tarafından birbirinden farklı olarak belirlenmiş olan değerlerden birinin kabulü halinde bunun dayanakları ve gerekçesinin de denetime olanak verecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden ikinci bilirkişi kurulunca düzenlenen yüksek değeri içeren raporun adil ve hakkaniyete uygun olduğu gibi genel ifadelere dayalı gerekçelerle hükme esas alınması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, yukarda değinilen hususlar eksiksiz yerine getirilmeli, bu bağlamda bilirkişi kurullarından bozma gereklerine uygun ve denetime elverişli ek raporlar alınmalı, oluşacak sonuç doğrultusunda hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 13.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy