(2942 S. K. m. 11)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece yapılan araştırma sonucu dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde kabul edilip değerinin bu niteliğe göre belirlenmesinde bir isabetsizlik yoktur.
Ancak;
1- Birinci bilirkişi kurulunca Hisarcık 203 ada 1 parselin emsal alınan satışlarının üzerinde kat mülkiyeti tesis edilmiş anayapıdaki bağımsız bölümlerin satışları olduğu anlaşılmaktadır. Kat mülkiyeti ya da kat irtifakı kurulu binaların bağımsız bölüm satışlarında binanın niteliği, inşaatın kalitesi, bağımsız bölümlerin iç düzeni, cephesi vs gibi özellikleri fiyatının belirlenmesinde etkili olup asıl olan zemin değerini saptamak için taşınmazın tüm satış bedelinden bina değerinin düşülmesi suretiyle belirlenecek zemin değeri dahi arsa özelliği ağırlıklı olan dava konusu taşınmaz ile karşılaştırılmasında yanılgıya sebebiyet verecek nitelikte olup arsa değerlendirilmesinde emsal olamaz. Birinci bilirkişi kurulunun emsal aldığı Gürle 429 ada 42 parsel ile ikinci bilirkişi kurulunca somut emsal olarak değerlendirilen Hisarcık 101 ada 5 parsel sayılı taşınmazların raporlarda belirtilen satış tarihi ve satış bedelleri üzerinden işlem görmedikleri, Tapu Sicil Müdürlüklerinin cevabi yazıları ve tapu kayıt örneklerinden anlaşıldığına göre bu emsallere göre de değerlendirme yapılamaz.
Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin üçüncü fıkrasının özellikle arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca kamulaştırma (değerlendirme) gününden önce özel amacı olmayan emsal satışlara göre değerinin tespiti ve bedelin saptanmasında etkisi olan diğer unsurlar da dikkate alınarak dördüncü fıkra gereğince her unsurun gerekçeleri ile ve değere katkı oranları ayrı ayrı belirlenip dayanakları gösterilmek suretiyle kamulaştırma bedelinin saptanması gerekir.
Mahkemece tarafların bildireceği ya da resen belirlenecek emsal satışlarının alıcı-satıcı, satış bedelleri ile satış tarihlerini gösterir tapu kayıt suretlerinin ilgili tapu sicil müdürlüğünden getirtilerek bilirkişi kurullarından uygun emsallere göre değerlendirme yapan ek raporlar alınmadan hüküm kurulması,
2- Yargıtay uygulamalarına göre kamulaştırma tarihinden önceki satışlar emsal alındığında kamulaştırma tarihine kadar geçen süre içerisinde Devlet İstatistik Enstitüsünce yayınlanın toptan eşya fiatları yıllık ortalama endeksi dikkate alınarak emsal taşınmazın kamulaştırma tarihindeki değeri belirlenir.
Bilirkişi raporlarında uygulanan endeksin ne olduğu açıklanmadan toptan eşya fiyat artışlarının taşınmaz fiyatlarına yansıması durumuna göre emsalin değerlendirme tarihindeki değerinin belirlendiği belirtilmiştir.
Oysa Kamulaştırma Kanununun 11. maddesine göre değer belirlenirken somut verilerin esas alınması ve dayanaklarının da gösterilmesi zorunluluğu vardır.
Mahkemece yukarıda 1. paragrafta belirtilen hususta araştırma yapılıp ilgili yıllara ait toptan eşya fiatları endeksleri saptandıktan sonra bilirkişilerden ek rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, öncelikle tarafların bildireceği emsal taşınmaz mal satışlarının tapu kayıtları getirtilmeli, değerlendirme için uygun bulunmadığı takdirde resen araştırma yapılarak uygun emsalin seçilmesinden sonra alınacak bilirkişi kurulları ek raporlarında dava konusu taşınmazla üstün ve eksik yönleri ayrıntılı karşılaştırılmalı ve açıklanan yönteme uygun biçimde değerinin belirlenmesi gerekir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy