(4721 S. K. m. 101, 113) (5072 S. K. m. 2, Geç. m. 1, 2) (Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tüzük m. 26)
Dava: Dava dilekçesinde vakıf senedinde yapılmak istenilen değişikliğin tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde, Ankara Üniversitesi Geliştirme Vakfı kuruluş senedinin 1, 2, 3, 6, 10, 11, 12 ve 13. maddelerinde yapılan değişikliklerin tescili istenilmiş, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla gerektirici yasal nedenlere göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak,
1- 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 101. maddesi hükmüne göre vakıf, gerçek ve tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleri ile oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluğudur. Kurulmuş olan bir vakfın özgülendiği amacı doğrultusunda varlığını sürdürmesi ve yönetim organlarınca da bu amacın gerçekleştirilmesi esastır. Vakfın kuruluş senedinde belirlenen amacı ve örgütlenme biçimi, zorunluluk doğmadıkça kural olarak vakıf organlarınca değiştirilip genişletilemez. Bununla birlikte vakfın amacı geçen zaman içinde tamamen değişik bir anlam ve nitelik kazanmış olursa, ancak bu nedenle değiştirilmesi söz konusu olacaktır. Türk Medeni Kanunun 113 üncü ve Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tüzüğün 26 ncı maddeleri, vakfın asıl amacının niteliği ve kapsamı vakfedenin vakıf senedinde belirttiği isteğine açıktan açığa uymayacak derecede değişmiş olursa, amacın değiştirilmesinin olanaklı olduğunu hükme bağlanmıştır. Burada ölçü, vakfın değişen koşullar karşısında başlangıçtaki amacın gerçekleşmesinin olanaksız duruma gelmesidir. Amacın değiştirilmesi için objektif ve sübjektif koşulların birlikte bulunması gerekir. Objektif koşullar amacın anlam ve içeriğini yitirmesini, sübjektif koşullar bakımından da değişmiş olan amacın artık vakfedenin isteği ile bağdaşmasına olanak bulunmamasına bağlıdır. Ancak bu iki koşulun gerçekleşmesi durumunda vakıf yönetim organının veya denetim makamının başvurusu üzerine Mahkemece diğerinin yazılı görüşü de alındıktan sonra vakfın amacı değiştirilebilir.
Somut olayda, Vakfın amacını düzenleyen senedin 3. maddesinin bentlerinde sayılan tüm çalışma ve faaliyetler salt "Ankara Üniversitesi öğrencilerine, öğretim elamanlarına ve personeline" yöneltilmiş ve bu üniversite ile sınırlı tutulmuş iken, bu madde metninden "Ankara Üniversitesi Geliştirme Vakfı" adı çıkartılarak yerine "Ankara Üniversiteliler Vakfı" adı konulmak suretiyle vakfın amacının kuruluş iradesine aykırı olarak değiştirilmek istenildiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, vakıf senedinin 3.maddesinde yapılan söz konusu değişikliğin yukarıda açıklanan esaslara ve özellikle Türk Medeni Kanununun 113. ve Tüzüğün 26. maddelerinde öngörülen koşullara uygun düşmediği gözetilmeden, tesciline karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
2- 5072 sayılı Yasanın "Temel ilkeler" başlığını taşıyan 2.maddesinin "vakıflar, kamu kurum ve kuruluşlarının ismini alamaz" kuralına yer veren (a) bendi ve "kamu görevlileri görev unvanlarını kullanarak vakıf organlarında görev alamaz" hükmünü içeren (d) bendi uyarınca vakfın kuruluş senedinin 1.maddesinde adı "Ankara Üniversitesi Geliştirme Vakfı" iken, "Ankara Üniversiteliler Vakfı" olarak değiştirilmiş; ayrıca senedin 6.maddesine göre Vakıf Genel Kurulu "Ankara Üniversitesi Rektörü, Rektör Yardımcıları, Ankara Üniversitesi Yönetim Kurulu, bir önceki dönem rektörü, genel sekreter, ad ve soyadları yazılı 7 kurum üye ile yine ad ve soyadları yazılı 9 kişiden oluşmakta iken, yapılan yeni düzenleme ile eskiden olduğu gibi 7 kurucu üye ile 9 kişi ad ve soyadları belirtilerek aynen bırakılmakla birlikte görev unvanları kaldırılarak yerine bu kamu görevlilerinin doğrudan adları yazılmak ve üye sayısı da artırılmak suretiyle bu kişilerin değişmez üyeler olduğu hükme bağlanmıştır.
Bu cümleden olarak, Genel Kurul toplantı karar sayısını düzenleyen 10. ve yönetim kurulunun oluşumunu düzenleyen 11. maddelerinden "Üniversite Rektörü" çıkarılmış ve bu kurulların oluşumu buna göre yeniden düzenlenmiş, ayrıca 12. maddede 3 kişiden oluşacak denetleme kurulunun en az 2 denetçisinin Ankara Üniversitesi öğretim üyeleri arasından seçilmesi şartı da yeni düzenlemede kaldırılmıştır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, vakıf hukukunda esas olan vakfın kuruluş senedine yansıyan kurucu iradenin-yasaların buyurucu hükümlerine aykırı olmamak koşuluyla- olduğu gibi korunması ve sürdürülmesidir.
Somut olayda, yukarıda açıklandığı üzere 5072 Sayılı Yasanın 2. maddesinin (a) ve (d) bentleri uyarınca kuruluş senedinde vakfın adını içeren 1. ve 3. ile genel kurulun oluşumunu düzenleyen 10. yönetim kurulu ile denetleme kuruluna ilişkin 11. ve 12. maddelerinde yapılan değişiklikler Mahkemece tescil edilmiş ise de -karar tarihinden sonra temyiz incelemesi aşamasında- 21.09.2004 günü yürürlüğe giren 5234 Sayılı Yasanın 24.maddesi ve 5072 Sayılı Yasanın geçici 1.maddesinde öngörülen süre 31.12.2005 tarihine kadar uzatılmış ve eklenen geçici 2. maddede 5072 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce kurulan vakıfların kamu kurum ve kuruluşları ile ilgili almış oldukları isimler ile senetlerindeki kamu görevlilerinin unvanlarını kullanma hakları saklı tutulmuştur. Dava konusu vakıf, anılan yasanın yürürlük tarihinden önce kurulduğu cihetle, kuruluş senedindeki adını ve kamu görevlilerinin görev unvanlarını kullanma hakkının saklı olduğunun kabulü gerekir. Makam unvanı yerine, salt kamu görevlisinin adının yazılması durumunda bu kişi (örneğin Üniversite Rektörü ya da fakülte dekanı) temsil ettiği kamu görevinden ayrılmış olsa da Genel Kurul üyeliği devam edecek, yerine atanan kişi vakıfta görev alamayacak, bu bağlamda kuruluş senedinde ad ve soyadları ile görev unvanları yazılı bulunmayan kişilerin genel kurul üyeliği ömür boyu sürecek sonuç itibarıyla böyle bir düzenleme kurucu iradeye aykırı düşecektir. Oysa; kurucu irade, vakfın adını "Ankara Üniversitesi Geliştirme Vakfı" olarak belirlemiş ve genel kurulun oluşumunda adları ve soyadları yazılanlar hariç kişiyi değil, görev unvanını esas almıştır. 5072 Sayılı Yasaya 5234 sayılı Yasayla eklenen geçici 2.madde hükmü de bu amaçla düzenlenmiş bulunmaktadır. Açıklanan tüm bu nedenlerle vakıf senedinin 1, 3, 6, 10, 11 ve 12. maddelerinde yapılan söz konusu değişikliklerin tescili doğru görülmemiştir.
Bundan ayrı; Vakıf Senedinin 7.maddesinin (d) fıkrasına göre, vakıf senedinin değiştirilmesi konusunda vakıf genel kurulu yetkili iken buna uygun olarak hazırlanan değişiklik senedinde Vakıflar Genel Müdürlüğünün 16.6.2004 tarih ve 9332 sayılı yazısı uyarınca istenilen hususlarda yapılan düzeltmeler için sözü edilen madde uyarınca yeniden vakıf genel kurulundan bu hususta karar alınması gerekirken yetkili olmayan yönetim kurulundan karar alınması da doğru değildir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK' nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy