(2942 S. K. m. 11, 12)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin artırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Yargılama sırasında Belediye Başkanlığından dosya içerisine getirtilen yazıda dava konusu taşınmazın belediye mucavir alan sınırları içinde belediye hizmetlerinden yararlanmadığı, meskun mahal dışında olduğu bildirilmiştir. Açıklanan bu özelliklere sahip taşınmazın tarım arazisi olarak kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı tarafın buna yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Mahkemece yaptırtılan inceleme sonunda alınan bilirkişi kurulu raporları hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
1- Yargıtay uygulamalarında özel ve dikkate alınması gereken haklı bir neden bulunmadıkça tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle değerinin tespitinde münavebeye alınacak ürünler için dekar başına elde edilecek ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki Tarım Müdürlüğü verilerinin esas alınması gerektiği kabul edilmektedir.
Mahkemece, İlçe Tarım Müdürlüğünden münavebeye alınan ürünlere ait dekar başına ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatını esas alan veriler getirtilip ek raporlar alınarak bunun veri listesine uygunluğu denetlendikten sonra hasıl olacak sonuç doğrultusunda karar verilmesi gerekirken İl Tarım Müdürlüğü verilerinin esas alınması,
2- Kamulaştırma kararının tamamlanmasından itibaren bir yıl içinde usulüne uygun tebligat yapılmadığından değerlendirmenin ferağ tarihi olan 16.8.2000 tarihi itibariyle yapılması gerekirken 1999 tarihi itibariyle değerlendirme yapılması,
3- Yeniden bilirkişi kurulu oluşturup ortalama değeri ifade eden rapora göre hüküm kurulması gerekirken davacı tarafın kabulü olmadığı halde taşınmazın tarım arazisi niteliğine göre değerlendirme yapan üçüncü ve dördüncü bilirkişi kurulu raporlarından azı içeren dördüncü bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 24.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy