(1086 S. K. m. 284, 437)
Dava: Dava dilekçesinde 8.131.897.000 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü adına Trabzon Bölge Müdürlüğü vekili dava dilekçesinde, davalı vakfın 1991-2000 yılları için ödemesi gereken teftiş ve denetleme giderlerine katılma payını eksik ödediğini ileri sürerek, toplam 8.131.897.000 TL.sının temerrüt tarihinden hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tüzüğün 22. maddesinin birinci fıkrası ile bütün vakıflardan her yıl safi gelirlerinin %5'inin teftiş ve denetleme giderlerine katılma payı olarak alınacağı bu payın yıllık tutarının şubeler hariç her bir vakıf için 10.000.000 TL'sını geçemeyeceği belirtildikten sonra üçüncü fıkrasında da bu miktarın Tüzüğün yayımlandığı tarihi izleyen yıldan itibaren her yıl için Devlet İstatistik Enstitüsünce yayımlanan enflasyon oranı kadar artırılacağı öngörülmek suretiyle maddenin ilk fıkrasına göre nisbi oranda bir artış sağlanmıştır.
Bu durumda mahkemece; dosyaya getirtilen davalı vakfa ait dava konusu edilen 1991-2000 yıllarına ilişkin hesap özeti ve bilançolara göre yukarıda sözü edilen Tüzüğün 22. maddesi gereğince, üst limitler yönünden Devlet İstatistik Enstitüsünce her yıl yayımlanan Toptan Eşya Fiyatları Endeksi Oniki Aylık Ortalamalara Göre Değişim tablosunda gösterilen her bir yılın Aralık ayı hanesindeki toplam enflasyon oranı esas alınarak davalı vakfın 1991-2000 yıllarına ait teftiş ve denetleme giderlerine katılma payı borcunun yeniden bilirkişi marifetiyle tespit ettirilip bu konuda yaptığı ödemeler de düşülerek istenen faiz yönünden ise, davacı alacaklı tarafından borcu sebebiyle davalının ihbar veya ihtar edilmek suretiyle mütemerrit duruma düşürülüp düşürülmediği de belirlenip hasıl olacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, hüküm vermeye yeterli bulunmayan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy