(634 S. K. m. 16, 19, 33, 45)
Dava: Dava dilekçesinde ortak yere müdahalenin men'i ve ecrimisil istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı Hüsnü vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve duruşma istemi pul yokluğundan reddedildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
1- Kat Mülkiyeti Yasasının 19. ve 45. maddeleri uyarınca ortak yerlerin kullanım hakkının kat maliklerinden birisine özgülenebilmesi için tüm kat maliklerinin oybirliği ile karar vermesi gerekir.
Dosyanın incelenmesinde, davacılardan Metin ve M.Turgut'un düzenledikleri protokol ve ek protokolle dava konusu yapılan ana yapının bodrum kattaki sığınak, otopark, kazan dairesi, yakıt tankı yeri ve merdiven sahanlığından ibaret ortak yerlerin olduğu gibi kullanım hakkını davalıya bıraktıkları davalının da, herhangi bir değişiklik yapmaksızın bu yere kendine ait inşaat malzemelerini depoladığı anlaşılmıştır. Davacılardan -Metin ve M. Turgut'un- verdikleri bu muvafakatten sonra, davalının dava konusu ortak yerlere el atmasının önlenmesini ve eski hale getirilmesini istemeleri Medeni Kanunun 2. maddesinde tanımlanan iyiniyet ( dürüstlük ) kurallarına aykırıdır. Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre her davada bulunması gereken iyiniyet mahkemece kendiliğinden gözönünde tutulmalıdır. Açıklanan nedenle dava açmakta iyiniyetli olmadıkları anlaşılan Metin ve Turgut yönünden davanın reddine karar verilmemiş olması,
2- Dava konusu edilen yerlerin ana taşınmazın ortak yerlerinden olduğunda kuşku yoktur. Kat Mülkiyeti Yasasının 16. maddesi hükmü uyarınca kat malikleri ana taşınmazın bütün ortak yerlerine arsa payları oranında ortak mülkiyet hükümlerine göre maliktirler Türk Medeni Kanunu hükümleri gereğince ortak mülkiyete bağlı olan bir yeri paydaşlardan birisinin kendi kullanımına özgülemesi durumunda diğer paydaşların ecrimisil ( haksız işgal tazminatı ) isteyebilmesi için öncelikle o paydaş bu ortak yeri münhasıran kullanmaktan yöntemince men edilmiş olmalıdır. Başka bir deyişle diğer paydaşlar bu yerden kendilerinin de yararlanmak istediklerini şagil paydaşa yöntemince ihtar etmiş olmalarına karşın kullanımın sürdürülmüş olması gerekir.
Somut olayda ortak mülkiyet hükümlerine tabi olan dava konusu yerleri kullanarak müdahalede bulunan davalının diğer paydaşlarca önceden uyarıldığı yolunda bir kanıt ortaya konulup kanıtlanmadığı cihetle, davacı yanın ecrimisil (haksız işgal tazminatı) isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle ecrimisile hükmedilmesi,
3- Kat Mülkiyeti Yasasının 33. maddesi uyarınca davalıya dava konusu ortak yerleri eski hale getirmesi için belli bir süre verilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.2.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy