(634 S. K. m. 4, 19)
Dava: Dava dilekçesinde eski hale getirme istenilmiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının Oyak 10.Kısım Konutları içerisinde bulunan 12 nolu blok 4 numaralı dairesinin içinde bulunan mutfağı ile balkonu ayıran duvarı yıktırarak mutfak hacmini genişlettiğini, mutfak içerisinde bulunan kalorifer radyatörünün yerini ve ana bağlantısını değiştirdiğini ileri sürerek davalının yıktığı duvarın ve kalorifer radyatörünün eski hale getirilmesini istemiş; mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden ve özellikle bilirkişi Hasan Işıldak tarafından düzenlenen 6.5.2005 günlü rapor içeriğinden, dava konusu ana taşınmazın orijinal mimari projesine göre davaya konu edilen gömme balkonun mutfak ile balkon arasındaki dış cephe duvarın tuğla duvar olduğu, ancak, davalının bu tuğla duvarı yıkarak yerine alçıpanla duvar yapmış olduğu anlaşılmaktadır. 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 4. maddesinde duvarların (dış duvarın) ortak alanlardan bulunduğu belirtilmiştir. Aynı Yasanın 19. maddesinin birinci fıkrasında kat maliklerinin ana taşınmazın mimari durumunu titizlikle korumak mecburiyetinde olduğunu belirttikten sonra, ikinci fıkrada kat maliklerinden birinin tüm kat maliklerinin rızası olmadıkça ana taşınmazın ortak yerlerinde orijinal mimari projeye aykırı olarak onarım, tesis ve değişiklik yapamayacağı hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda açıklandığı gibi, davalı ana taşınmazın mimari projesinde dış duvar olan balkon duvarını projeye aykırı olarak yıkıp daha sonra başka bir yapı malzemesi olan alçıpanla inşa etmiştir. Bu durum karşısında söz konusu duvarın onaylı projeye uygun yapı malzemelerinden inşa edilmesine karar verilmesi gerekirken bilirkişinin yasal olmayan görüşüne itibar edilerek davanın reddi yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy