(1086 S. K. m. 388, 427)
Dava: Dava dilekçesinde müdahalenin önlenmesi ve zararın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kesin olarak verilen karar davacı tarafından temyiz edilmiş, bu istem mahkemece reddedilmiştir. Ret kararı bu kez davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: 1- HUMK. nun 427. maddesinin ikinci fıkrasına göre; miktar ve değeri dava tarihi itibariyle Bin Yeni Türk Lirasını geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir. Davada, hasar ve masrafların faiziyle birlikte tahsili isteminin yanında el atmanın önlenmesine de karar verilmesi istenildiğine göre mahkemece verilen karar kesin değildir. Davanın bu niteliğine göre mahkemece, davacının temyiz isteminin reddine ilişkin karar, usul ve yasaya aykırı bulunduğundan kaldırılmasına,
2- Davacı dava dilekçesinde, kat mülkiyetli ana yapının çatısından akan yağmur sularının ve davalının bağımsız bölümünün tesisatından sızan kirli suların bağımsız bölümünde hasar ve zarara sebebiyet verdiğini, ana taşınmazın foseptik çukurlarının dolması nedeniyle ayrıca dairesini pis suların bastığını ileri sürerek çatının onarılmasını, davalıların tesisatından sızan pis suların önlenmesini, ana taşınmazın foseptik çukurlarının temizlenmesini ve kanalizasyon bağlantılarının yaptırılmasını ve tıkalı kanalizasyon tahliye borularının açılmasını istemiş mahkemece yerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda çatının onarılması ve bağımsız bölümdeki zararın tahsili için 1.200.000.000 TL.'den davalıların arsa payına düşen miktarın tahsiline kesin olarak karar verilmiştir.
HUMK. nun 388. maddesinin son fıkrasında hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların varsa sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi öngörülmüştür.
Somut olayda; davacının her bir isteği hakkında hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde bir karar verilmesi ve gerektiğinde yapılacak işlerle ilgili olarak diğer kat maliklerinin de hukukunu ilgilendiren hususların varlığı halinde onlar da davaya dahil edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra yukarıda açıklandığı gibi davalının istekleri konusunda tüm deliller toplanıp davanın salt tazminat ve alacak davası olmadığı da gözetilerek oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.01.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy