(2525 S. K. m. 3) (Soyadı Tüzüğü m. 5)
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davacının nüfus kaydında Ö. olan soyadının D. olarak değiştirilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmiştir.
Karar
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının Türk vatandaşlığı yanında İsviçre vatandaşlığına sahip çifte vatandaş olduğunu, İsviçre'deki tüm kayıtlarda soyadının D. olarak yer aldığını ve çevresinde bu soy ismi ile tanındığını, bu soy isminin Süryani vatandaşlar arasında sıkça kullanıldığını bildirerek Ö. olan soyadının çevresinde tanındığı şekilde D. olarak değiştirilmesini istemiş; mahkemece, davanın kabulü ile davacının soyadının -istem gibi- değiştirilmesine karar verilmiştir.
2525 sayılı Soyadı Yasası'nın 3. ve Soyadı Tüzüğü'nün 7. maddelerinde yabancı ırk ve ulus adları soyadı olarak kullanılamaz, yine Tüzüğün 5. maddesinde yeni takılan soyadları Türk dilinden alınır hükümlerine yer verilmiş olup, davacının almak istediği soyadının anılan Yasa ve tüzüğün sözü edilen hükümlerine aykırı olduğu gözetilmeden, Ö. olan soyadının D. olarak değiştirilmesine karar verilmiş bulunması usul ve yasaya aykırıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK' un 428. maddesi gereğince bozulmasına, 31.01.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy